Üyelik Girişi
BEZİRGAN KÖYÜ VE DERNEĞİMİZ
Site Haritası
TUANA EMLAK

Arif KOLAY

Arif KOLAY
akolay43@hotmail.com
ARİF'ÇE
27/11/2014

BEZİRGAN KÖYÜ TARİHİ

 

Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

137

XIX. YÜZYILIN ORTALARINDA KÜTAHYA'NIN GİREĞİ NAHİYESİNE BAĞLI BEZİRGÂN KÖYÜNÜN SOSYOEKONOMİK

YAPISI (TEMETTÜAT VE NÜFUS DEFTERLERİNE GÖRE)

Arif KOLAY*

Özet: Bu çalışmada, H. 1261/M. 1845 yılında Hüdavendigâr Eyâleti, Kütahya Livası, Gireği Nahiyesine bağlı bir köy olan

Bezirgân Köyünün 8685 numaralı temettüat defteri ve nüfus defterlerinden faydalanılarak, sosyo-ekonomik yapısını ortaya

koymak amaçlanmaktadır. Bu köyde yaşayan insanlar geçimlerini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadırlar. Bunun dışında bazı

farklı ihtiyacı karşılamaya yönelik çobanlık, hizmetkârlık, değirmencilik gibi meslekler de icra edilmektedir. Bu arada Bezirgân

Köyü gelirlerini tarım, hayvancılık, meslek ve diğerleri olmak üzere ele almak mümkündür. Bezirgân Köyündeki aile reisleri

vergi-yi mahsusa, öşür, resm-i ganem (küçükbaş hayvan vergisi) ve kovan resmi adı altında dört kalem de vergi ödemektedirler.

İşte bu gibi hususların aydınlatılması amacıyla Bezirgân Karyesi olarak adlandırılan bu yerleşim birimi çalışma alanı olarak

seçilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Hüdavendigâr Eyaleti, Kütahya Livası, Bezirgân Köyü, Temettüat, Nüfus Defterleri, Sosyal ve Ekonomik,

Vergi.

THE SOCIO-EKONOMIC STRUCTURE OF DEPENDING OF GİREĞİ TOWNSHIP BEZİRGÂN VILLAGE IN THE

MID 19TH CENTURY (BASED ON TEMETTIAT REGISTER AND POPULATION REGISTERS)

Abstract: The present study aims at setting forth the socio-economic structure of Depending of Gireği Township Bezirgân

Village in State of Hüdavendigar, Kütahya District, in the year 1261 (Hijri)/1845 (Gregorian) making use of the temettiat register

numbered 8685 and populatıon registers). The people living in this village live on agriculture and animal husbandry. Other jobs

are also done. For example: shepherd, servitude, milling. The income sources of Bezirgân Village can be categorized as

agriculture, animal husbandry, professions and others. Also, the families in Bezirgân Village pay four kinds of taxes: speacial tax,

tithe, ovine tax and bush tax. To clarify these issues, the place called as Bezirgân Village was chosen as the issue of the study.

Key Words: State of Hüdavendigâr, District of Kütahya Gireği Township, Temettüat, Populatıon Registers, Social and

Economic, Tax.

1. GİRİŞ

1.1. Bezirgân Köyünün Kısa Tarihçesi

Bezirgân (نزر

), eskiden ticaret, sarraflık, resmî ve özel müesseselere mal temini işleriyle uğraşan büyük tüccara denir.

Kelimenin aslı, “alışveriş yapan” anlamında Farsça bâzârgân veya bâzergândan gelmektedir. Bezirgân kelimesinin Türkçe’de ne

zamandan beri kullanıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Fâtih devrine ait kanunnâme ve yasaknâme metinlerinde

bezirgân tabirine sıkça rastlanmakta, “başta ipek ve kumaş olmak üzere her türlü ticaret ve alım satım işleriyle uğraşan tüccar”

anlamında kullanılmaktadır1

.

Günümüzde Bezirgân Köyü, Kütahya'nın Aslanapa ilçesine bağlı olup, ilçenin güney batısında yer alır. Aslanapa'ya uzaklığı 9

km.dir. Köy nüfusu 500 civarındadır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar. Geniş ve düz arazi yapısına sahiptir.

Tarımda genel olarak buğday, arpa, nohut, mercimek, yulaf ekimi yapılır. Doğusunda Çalköy ve Yağcılar, güneyinde Çamırdık,

kuzeyinde Terziler, Ballıbaba ve Aslanapa ile komşudur.

Bezirgân Köyünün kuruluş tarihi ile ilgili kesin bilgi yoktur. Köyde bulunan ve şu an Kütahya Arkeoloji Müzesinde yer alan

olan mezar taşı bu köyün M.S. II. Yüzyıl Roma Dönemine ait eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir2

.

Yine köye Türklerin ne zaman yerleştiğine dair de kesin bir veri bulunmamaktadır. Germiyanoğlullarıyla birlikte veya onlardan

hemen sonra buralara Türkmenlerin yerleştirildiği düşünülmektedir. Esasen Germiyanlıların da hangi tarihte Batı Anadolu'ya

geldiklerine dair kesin bilgiler yoktur3

. Moğol istilasının Orta ve Doğu Anadolu’da hissedilmeye başlaması Türkmenlerin Batıya

doğru yönelmelerini zorunlu kılmıştır. Nitekim Germiyanlı Türkmenleri, özellikle Moğol istilaları ve bundan kaynaklanan

problemlerin çözümünde Türkiye Selçuklularının hizmetinde hareket etmişler ve bu hizmetleri karşılığında Batı Anadolu’daki bir

takım topraklar kendilerine ikta olarak verilmiştir4

.

1277 Cimri hadisesiyle birlikte Batı Anadolu’da olduklarına kesin nazarıyla bakılan Germiyanlıların, 1260 ve biraz öncelerden

itibaren Sâhip-ata oğullarının emrinde bulundukları, nüfuzlarını artırarak Batı Anadolu’da güçlü bir beylik haline gelmeye

başladıkları bilinmektedir. Dolayısıyla Germiyanoğullarının ve diğer Türkmen gruplarının 1260-1277 yılları arasında Kütahya ve

civarına yerleştikleri söylenebilir5

.

Arslanapa ve civarındaki köyler önce Germiyan daha sonra da Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir. Osmanlı Devleti zamanında hem

Aslanapa hem de kendisine bağlı olan köyleri arşiv kayıtlarında sık görmüyoruz. Osmanlı Devleti zamanında özellikle vakıf ve

vakıf arazilerinin alımında görüyoruz. Aslanapa ve çevresindeki araziler varislerinden alınıp vakfettirilmiştir. Aslanapa’ya bağlı

 

*

 Yrd.Doç.Dr. Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü/Kütahya, arif.kolay@dpu.edu.tr

1

 Mehmet İpşirli, "Bezirgân", DİA, VI (1992), s. 103.

2

 http://www.bezirgankoyu.net/?pnum=41&pt=Bezirgan+k%C3%B6y%C3%BC+tarihi+ve+ilkler

3

 Mustafa Çetin Varlık, "Germiyanoğulları", DİA, XIV, (1996), s. 33-35.

4

Şakir Turan, XIII. Yüzyılda Orta ve Doğu Anadoludan Batı Anadoluya Göçler, Basılmamış Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya 2009, s. 230.

5

 Turan, aynı tez, s. 230. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

138

köy ve yerleşim yerlerindeki arazilerin 1414 yılında Çelebî Mehmed tarafından kabul edilip nişan vermesiyle buralar tamamen

Osmanlı Devletine geçmiştir6

.

Yusuf Halaçoğlu'nun Başbakanlık Osmanlı Arşivinden faydalanarak yaptığı çalışmalarda Kütahya Sancağı dâhilinde olarak

Bezirgânlu Yörükleri Cemaati ve Bezirgânlu Cemaati tabirleri geçmektedir. Köy muhtemelen bu cemaatten adını almıştır. 1528'li

yıllarda Bezirgânlu Yörükleri Cemaati, Akkeçili yörükleri, Akkeçili Cemaati, İğdir boyuna mensup bir yörük köyü olarak

gözükmektedir. Yine 1528'li yıllara ait kayıtlarda Bezirgânlu Cemaati, Akkeçili yörükleri, Akkeçili Cemaati, Yazır boyuna

mensup bir yörük köyü olarak kaydedilmiştir7

. Yörük kelimesi “yörü-mek” fiilinden -k- ekiyle yapılmış bir ad olup “yürüyen”

demektir; sözlükte “göçebe, göçerev, göçer” mânasına gelir. Anadolu’daki Konar-göçer Türkmen kabileleri için kullanılan yörük

kelimesinin XIV. yüzyıldan itibaren ortaya çıkmış ve yaygın biçimde kullanılmış olması mümkündür. Kütahya, Hamîd ve Teke

sancaklarında yaşayan yörükler padişahların “has raiyetleri” idi8

.

Yine Kütahya Sancağı'na ait muhasebe ve tahrir kayıtlarından XVI. yüzyılın ilk yarısında Kütahya ve civarına yörük cemaati

nüfusunda önemli bir artış olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar içerisinde de Akkeçili Yörükleri hem verdikleri vergi hem de nüfusları

bakımından dikkat çekmektedir9

.

Yukarıdaki verilerden hareketle köye ilk yerleşenlerin Akkeçili yörüklerinden olduğu kesindir. Boy konusunda da İğdir

boyundan mı yoksa Yazır boyundan mı olduğu tam olarak bilinmemektedir. Yazırlar, Bozoklar’a mensup bir Oğuz boyudur.

Oğuz elinin İslâmiyet’ten önce ve İslâmiyet’ten sonraki tarihinde Yazırlar önemli rol oynamış boylardan biridir.

Câmi'u’ttevârîh’te Oğuz hükümdarlarını çıkaran beş boy arasında zikredilir. Yazırlar özellikle Anadolu’daki Türk yerleşmesinde

de oldukça mühim bir rol oynamışlardır10

.

İğdir de Oğuz boylarından biridir. Kâşgarlı Mahmud (XI. yüzyıl) İgdir boyunu on dördüncü sırada zikretmiş ve damgasının11

şeklini de vermiştir. Boyun adı Reşîdüddin’in Câmi'u’ttevârîh’inin basmaları ile birçok yazmasında Yikdir biçiminde

kaydedilmiş, mânasının “iyilik, büyüklük ve yiğitlik”, ülüşünün “aşıklu” ve ongununun da (totem kuşu) çakır olduğu

belirtilmiştir12

.

Arşiv belgelerinde az da olsa Bezirgân Köyü ile ilgili belgeler bulunmaktadır. Bu belgeler daha çok köyde o zamanlar bulunan

Umuroğlu Çiftliği ile alakalıdır. Belgelerden birinin kesin tarihi olmayıp, XVI. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir.

Umuroğulları Çiftliği hakkında bilgi bulunmaktadır. Çeşitli dönemlerde çiftliği işletmiş olanları ve dolayısıyla da köyde

yaşayanların en azından bir kısmını bu belgeden çıkarabiliyoruz. Buna göre, Şehrioğlu İsrail, kardeşi Mehmed ve Savcı bir

dönem çiftliğe mutasarrıf olmuştur. Yine Umuroğlu Savcı Muhyiddin, biraderi İskender, oğlu İsmail ve onun oğlu Mehmed,

Abdülcelebvermiş? isimli şahıslar da çiftliği işletenler arasındadır13

.

Başka bir belge 16 Ekim 1780 tarihli olup, Bezirgân Köyünde bulunan Umuroğlu Çiftliği mezrasına mezradar tayini ile

ilgilidir14. Yine diğeri de aynı çiftliğe mezradarlık ve tevliyet15 cihetlerinin tevcihi ile ilgilidir. Belgeden Umuroğlu Çiftliğinin

diğer adının da Mezra Çiftliği olduğunu ayrıca öğreniyoruz16

.

Bundan sonra köyle ilgili daha detaylı bilgileri temettüat ve nüfus defterlerinden elde edilecektir.

1.2. Temettuat Defterinin Nitelik ve Şekil Bakımından Özellikleri

Bezirgân Köyü’nün bu dönemdeki sosyo-iktisadi durumu ile ilgili başvuracağımız temel kaynağı Başbakanlık Osmanlı Arşivi

Maliye Varidat Kalemi içinde yer alan 8685 numaralı temettüât defteri oluşturmaktadır.

Temettü, Arapça bir kelime olup, mal, eşya, kazanç, kâr etme, anlamlarına gelir17. 1839’da Tanzimatın ilanıyla birlikte tebaanın

sosyal, hukuki ve mali bakımdan eşitliği kabul edildiğinden o zamana kadar ocaklık olarak devlete temin ettikleri kereste,

 

6

 Özcan Yavaş, Kütahya Aslanapa ve Yöresi Ağzı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler

Enstitüsü, Kütahya 2009, s. 3.

7

 Yusuf Halaçoğlu, Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar 1453-1650, Cilt I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2009,

s. 296, 348.

Cemaat Adı Tâife Grup Boy S. H. M. Yurd SancakNahiye

 

Kaynak

Bezirganlu

Yörükleri Cemaati

Akkeçilü

Yörükleri

Akkeçilü

Cemaati

İğdir T 61 20 - Kütahya

Sancağı

BOA, TD, nr.438, s.23, sene

935 (1528-29)

Bazirganlu

Cemaati

Akkeçilü

Yörükleri

Akkeçilü

Cemaati

Yazır T 176 7 - Kütahya

Sancağı

TKA, TD, nr.47, s. 402b, sene

Zilkade 978 (Nisan Mayıs

1571)

8

 Faruk Sümer, "Yörükler", DİA, XXXXIII (2013), s. 570-573.

9

 Sadullah Gülten, XVI. Yüzyılda Batı Anadolu'da Yörükler, Basılmamış Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler

Enstitüsü, Ankara 2008, s. 84-85.

10 Faruk Sümer, "Yazır", DİA, XXXXIII (2013), s. 364.

11 Kaşgarlı Mahmud’a göre İgdir Boyunun damgası.

12 Faruk Sümer, "İğdir", DİA, XXI (2000), s. 523.

13 BOA, MAD. d. nr. 262, s. 110.

14 BOA, C.EV., 159/7942 (17.L.1194/16 Ekim 1780).

15 Bir vakfın işlerine bakma vazifesi. Mütevellilik.

16 BOA, C.EV., 205/10205 (03.Ş.1272/9 Nisan 1856).

17 M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III, İstanbul 1993, s. 453. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

139

güherçile, kendir gibi maddelerle köprücülük, derbendcilik gibi bazı mükellefiyetlerine son verilerek bunların yerine tek bir vergi

alınması prensibi getirildi. Bu verginin alınabilmesi için de tebaanın gelirinin bilinmesi gerekiyordu. Bu amaçla vergi toplayan

görevlilerin nezaretinde olmak üzere bütün mal, mülk ve hayvanları içine alan temettü (gelir) sayımı yapılmaya başlandı. 1840

yılından itibaren yürürlüğe konan vergi tespit edilip köy veya mahallelerin ödeyecekleri miktarlar belirlenmişti. Köy muhtar ve

imamları ile papazlar eliyle toplanacak verginin dağılımı herkesin ekonomik durumuna göre ayarlandı18

. İnsanların iktisadi

durumları ile ilgili bilgiler “temettüat defterleri” denen defterlere kaydedildi. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde “ML.VRD.TMT.d”

olarak kodlanan Temettuât defterlerine şehir, kaza, kasaba, nahiye, köy, mezra ve çiftlik gibi tüm yerleşim birimlerinde yaşayan

Müslüman ve gayrimüslim ahalinin emlâk, arazi ve gayri menkulleri ile bütün cins ve evsaftaki hayvanlar ve yetiştirmiş oldukları

ürünler ayrıntılı olarak kaydedilmiştir19

.

Yazımı biten defterler muhtarlar ve imam (Müslüman olmayan topluluklarda ise cemaat önderi) tarafından tasdik edilmek

zorunda idi. Defterlerin yazım işi tamamlanınca, bağlı oldukları kazaya gönderilip burada kontrol edildikten sonra da bir üst idari

birime gönderiliyordu. Sancak merkezine gelen defterler burada tekrar kontrol edilip temize çekilerek ciltleniyordu20

.

Temettuat defterinin eni 17 cm boyu da 50 cm’dir. Defterde kullanılan yazı çeşidi rik’adır. Defter kapağında o defterin hangi

köye ait olduğu belirtilmiştir.

Toplam 44 hanenin kayıtlı olduğu bu defterde hane reislerine ait bilgiler, ikinci sayfadan başlamaktadır. Bunun yanında

kayıtların yazılmaya başlandığı ilk sayfanın üstünde köylerin adı ve hangi kazaya, kazanın da hangi sancağa bağlı olduğu başlık

şeklinde yazılmıştır.

Defterin başlığında kaydedilen menkul ve gayrimenkuller ile bunların ne amaçla kaydedildiği belirtilmiştir.

Defterde “Hüdâvendigâr Eyâletinin hâvî olduğu kazalardan Liva-i Kütahya kâimmakamlığı dâhilinde kâin Gireği Nahiyesine

tâbi’ Bezirgân Karyesinde mukîm ahâlinin emlak, arazi, hayvanât ve temettüâtı” ibaresi bulunmaktadır. Bu ifadelerden de sahip

olunan malların hane sahiplerine getirdiği yıllık gelirlerin dikkate alındığı görülmektedir.

Temettuat defterinde yukarıda bahsedilen başlık kısmından sonra hane reisleriyle ilgili bilgiler kaydedilmiştir. Hane reisinin

özelliklerinden bahsedilmeden önce “hane” ve “numro” ibareleriyle hane reisinin ikamet ettiği ev tarif edilmiştir. Buradaki

numro ibareleri hane numarasından ziyade hanede mevcut olan erkek sayısını belirtmektedir.

Hane ve numara bilgilerinden sonra hane reisinin lakabı ile birlikte ismi zikredilmiştir. Kişinin mesleği ile ilgili bilgi hane

sahibinin tanımlandığı cümlenin üst sağ tarafında ve cümleye soldan sağa doğru eğik olarak yazılmıştır. Bundan sonra da metnin

üstünde sırasıyla soldan sağa olarak, hane sahibinin mesleği ya da yaptığı iş, “hane ve numro” bilgileri, bir sene önce vermiş

olduğu vergiyi belirten “sene-i sâbıkda vergi-i mahsusadan bir senede vermiş olduğu vergi” ibaresi yani bir önceki yıl ödediği

vergi, sonra aşar vergisi olarak bir yıl önce vermiş olduğu vergiyi buğday, arpa, yulaf vs. cinsinden kile ve kuruş olarak belirten

“aşar olarak sene-i sâbıkda bir senede vermiş olduğu” ibaresi ve son olarak da varsa verdiği ağnam vergisini kuruş olarak

belirten “âded-i ağnam rüsumu” ibareleri bulunmaktadır.

Temettuat defterlerinde köy imamı ve muhtar; gayrimüslimlerin bulunduğu yerleşim birimlerinde de oranın dini temsilcisi hane

kayıtlarında genellikle ilk sırada yazılırdı.

Hane sahiplerinin uğraştıkları asıl işler “karyenin ber-vech-i hasbî (gönüllü) imamı”, “erbab-ı ziraatten”, “hayvan çobanı”,

“hizmetkâr”, “askerde” gibi ifadelerle belirtilmiştir. Yine ek işlerle uğraşanlar da kayıtlarda ayrıca belirtilmiştir. Eğer hane reisi

olarak gözüken kişinin yaşı küçük ise kimin vasiliği altında olduğu, yine bu meslek ibaresinin bulunduğu kısımda belirtilmiştir.

Hane sahiplerinin uğraştıkları işler ve meslekleri ile ilgili bilgilerin kaydediliş biçimine bakılırsa köyde yaşayan hane sahiplerinin

büyük çoğunluğu “ziraat erbabı” olarak kaydedilmiştir. Bezirgân Köyü ile ilgili temettuat defterinde insanların fiziksel özellikleri

belirtilmemiştir.

Hane reislerinin isimleri ve özelliklerinin belirtilmesinden sonra alt kısımda kişilerin sahip olduğu menkul ve gayrimenkuller

sıralanmıştır. İlk sırada mezru (ziraat yapılan) tarlaların bilgisi bulunmaktadır21. Tarla bilgilerinden sonra da belirli bir sıra ile

şahısların sahip olduğu hayvanlar ince ayrıntılarla birlikte belirtilmiştir.

Temettuat defterinde hane reislerinin sahip olduğu menkul ve gayrimenkullerin o yılki kıymetinden ziyade bir yıl içerisinde elde

ettiği hasılatı kayda geçirilmiştir.

İlk sırada ziraat yapılan tarlaların kaydedilmesi dikkat çekicidir. Çünkü arazi devlet için oldukça önemliydi. Gelirlerin önemli bir

bölümü ziraattan elde edilen vergiler sayesinde sağlanmaktaydı.

 

18 Mübahat S. Kütükoğlu, “Osmanlı İktisadi Yapısı”, Osmanlı Devleti Tarihi c. II, Ed. Ekmeleddin İhsanoğlu, İstanbul 1999, s.

541-542; Vedat Eldem, Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Şartları Hakkında Bir Tetkik, Ankara 1994, s. 178-179.

19 Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, İkinci Baskı, İstanbul 2000, s. 254.

20 İdris Tuna, Temettuat Defterlerine Göre Kartal’ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü. Türkiyat

Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2004, s. 290.

21 Başka defterlerde mezru’ yani ziraat edilen tarla bilgisi yanında, gayri mezru (nadasa bırakılan ya da ekilmeyen) tarla bilgisi de

bulunmaktadır. Ancak Bu defterde gayzrimezru tarla bilgisi yoktur. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

140

Kayıtlarda gayrimenkullerden sonraki sırayı hayvanlarla ilgili bilgiler almaktadır. Hayvanlar da cinslerine ve kendilerinden

faydalanış amacına göre belirli bir sıra takip edilerek kaydedilmiştir.

Temettuat defterinin sonunda toplam vergi ve toplam temettuat kuruş olarak kaydedilmiştir. Yine defterin son kısmında köy

imamı, muhtarı ve ziraat müdürlüğünden görevli bir memurun imza ve mühürlerinin bulunması ayrıca dikkati çeken bir husustur.

2. BEZİRGÂN KÖYÜNÜN SOSYAL YAPISI

Osmanlı Devleti’nde nüfusu büyük olan yerleşim birimlerinde genel olarak heterojen bir yapıyı görmek mümkündür. Yani şehir

ve kazalarda farklı mahallelerde kümelenmiş olsa da değişik inanç ve milletlerden insanlar birlikte yaşamaktaydılar. Bu durum

yerleşim birimleri küçüldükçe daha homojen bir yapıya dönüşmekteydi. Özellikle köylerde böyle bir durum vardı. Bazı istisnalar

olsa da köyler ya tamamen Müslümanlardan ya da gayrimüslimlerden oluşuyordu. Müslüman köylerinde az da olsa gayrimüslim

aileler yaşamaktaydı. Temettuat defteri kayıtlarına göre Bezirgân Köyü’nde herhangi bir gayrimüslim aile bulunmamaktaydı.

Köyler genellikle bir ibadethanenin çevresinde oluşuyordu. İbadet merkezleri toplumsal ilişkilerin belirlenmesi ve

düzenlenmesinde önemli bir etkiye sahipti. Köylerde insanlar daha çok kendi inançlarına uygun cemaatlerle birlikte

yaşamaktaydı. Ancak bu inançları farklı olanların tamamen içine kapandığı, başka inançlara mensup kişilerle görüşmediği

anlamına gelmiyordu.

Osmanlı’da toplumsal hareketlilik serbestti. İnsanlar bir yerden başka bir yere serbestçe göç edebiliyordu. Ya da başka bir yerde

yani ikamet ettiği yerden farklı bir yerde iş, menkul ve gayrimenkul sahibi olabiliyordu. Mesela 34 numaralı hanede kayıtlı

Balcıoğlu Süleyman’ın ziraat erbabı olarak Bezirgân Köyü’nde kayıtlı olduğu fakat Virancık Nahiyesi’ne bağlı Afşar Köyü’nde

bulunduğu anlaşılmaktadır.

2.1. NÜFUS BİLGİLERİ

Köydeki nüfus sayıları hane sayılarından hareketle tahmini olarak yapılmıştır. Her hanede ortalama dört kişinin olduğu

varsayılarak değerlendirilmiştir. Temettuat defterinde 1845 yılında Bezirgân Köyü’nde 44 hane mevcuttur. Buna göre her hanede

ortalama beş kişi olduğu varsayılırsa köyün bu tarihteki tahmini nüfusunu 220 olarak kabul edebiliriz.

2.2. MESLEK BİLGİLERİ

Temettuat defterinde meslek bilgileri hane sahipleriyle ilgili tanıtım cümlesinin başlangıcının hemen üstünde ve sağdan sola hafif

eğik olarak yazılmıştır. İlk bilgiler genellikle köy imamlarına ayrılmıştır. Kayıtlara göre 38 hane sahibinin mesleğinin “erbâb-ı

ziraat” olarak kaydedilmesi Bezirgân Köyü’ndeki en önemli geçim kaynağının tarımsal faaliyetler olduğunu göstermektedir.

Mesleği “erbab-ı ziraat” olarak belirtilenlerden birisi aynı zamanda hizmetkârlık ile meşgul olduğu görülmektedir. Ayrıca köyde

bir köy imamı, iki hizmetkâr, bir hayvan çobanı olduğu, bir kişinin askerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Üç hane reisinin de

mesleği belirtilmemiştir. Bunlardan biri 16 numaralı hanede ikamet eden Kemal oğlu Muharrem olup, “pirifâni” olarak

kaydedilmiş ve komşuların yardımıyla geçindiği ifade edilmiştir. Yine 39 numaralı hanede ikamet eden Emir oğlu Halil’in de

evden başka bir şeyi olmadığı ve başkalarının yardımıyla geçindiği ayrıca belirtilmiştir. Bunlardan başka hane numarası ve

mesleği belirtilmemiş olan Sars oğlu Mustafa isimli şahsın da köyde zirai faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu şahsın

Virancık Nahiyesi’ne bağlı Gülhan Köyü’nden olduğu ve iki seneden fazladır Bezirgân Köyü’nde meskun olduğu, ancak nüfus

defterinde isminin bulunmadığı kaydedilmiştir.

Hane reisleriyle ilgili kısımlarda muhtarla ilgili ayrıca bir bilgi yoktur. Ancak defterin son kısmındaki mühürlerden köyde bir

muhtar-ı evvel ve bir muhtar-ı sâni bulunduğu anlaşılmaktadır.

 

Tablo-1: Meslek Grupları

Meslek Adı Sayısı Açıklama

Muhtar-ı evvel 1

Muhtar-ı sâni 1

Ziraat erbabı 38 Bunlardan birisi aynı zamanda hizmetkâr olarak kaydedilmiştir.

İmam 1 -

Hizmetkâr 2 Bunlardan birisi aynı zamanda ziraat erbabı olarak kaydedilmiştir.

Hayvan Çobanı 1

Asker 1

Pirifâni 1

Mesleği belirtilmemiş 2 Bunlardan biri başka köyden olup, diğeri de başkalarının

yardımıyla geçinmektedir.

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

141

Grafik-1: Meslek Grupları

Tablodaki veriler incelendiğinde Bezirgân Köyü’nde yaygın olarak ziraat yapıldığı ve bu iş kolunun da doğal olarak diğerlerine

göre çok daha gelişmiş olduğunu söylemek mümkündür. Bunların yanında bir kişinin de zirai faaliyetlerin yanında ek iş olarak

hizmetkârlık yaptığı da anlaşılmaktadır.

2.2.1. Aile veya Şahıs Adları ve Sıfatları

Kişileri başkalarından ayıran en önemli özelliklerden biri onun sahip olduğu adıdır. Öyle ki, temettüât defterleri düzenlenirken

verginin esas olduğu hane reislerinin adı açıkça kaydedilmiştir. Ayrıca aynı hanede bulunan diğer vergi yükümlülerinin

isimlerinin de ayrıntılı bir şekilde yazılmış olması neticesinde bu bölgede yaygın olarak kullanılan isimlerin neler olduğunu tespit

etmek mümkün olmuştur22. Bunun yanında Bezirgân Köyü temettüât defterinde hane reislerinin isimleri bölgenin sosyal, dini ve

etnik yapısını da ortaya koyduğu için çok önemlidir.

Bu köydeki isimler incelendiğinde genellikle dini özellik taşıdığı görülmektedir. Bunlardan en çok kullanılanları Halil, Musa,

Süleyman, Mehmed, Hüseyin, Mustafa, Ahmed, Kemal, İsmail, Ömer gibi isimlerdir.

 Tablo-2: 1845 Yılında Bezirgân Köyünde Yaşayan Şahısların İsimleri ve Sayıları

İsimler Sayıları İsimler Sayıları

Abdil 2 Kemal 3

Abdullah 1 Mehmed 4

Abdülkadir 1 Muharrem 1

Ahmed 3 Murad 1

Ali 4 Musa 5

Halil 8 Mustafa 3

Hasan 3 Ömer 2

Himmet 1 Sinan 1

Hüseyin 4 Süleyman 4

İbrahim 1 Şerif 1

İsa 1 Veli 1

İsmail 3 Yusuf 1

Yukarıda yer alan verilere göre; Bezirgân Köyünde en çok kullanılan isim Halil'dir. Sonra sırasıyla Musa, Mehmed, Hüseyin,

Süleyman, Ali, Mustafa, İsmail, Hasan ve Ahmed gelmektedir. Günümüzde kullanılan isimler ile bir karşılaştırma yapıldığında

arada büyük farkların olmadığı görülmektedir. Bu arada adı geçen köyde, hane reisi statüsünde bir kadın ismine rastlanmamıştır.

Bu köyde, çocuğa, ölmüş olsun ya da olmasın babasının isminin verilmesi geleneğini görmek mümkündür. Babasıyla aynı ismi

alan iki hane reisi saptanmıştır23. Bunlardan ilki Hane/No: 18/45'de kayıtlı “Kemal oğlu Kemal”, diğeri de Hane/No:22/67'de

kayıtlı “Musa oğlu Musa"dır.

Bezirgân Köyü temettüât defterinde hane isimleri, genellikle aile ve sülale lakaplarıyla birlikte “oğlu” kelimesi kullanılmak

suretiyle "Karagözoğlu Ali", "İmirzaoğlu Şerif", Emiroğlu Halil", "Hatipoğlu Abdullah" gibi kullanıldığı gibi, "İsa oğlu

Mustafa", Kemal oğlu Halil" gibi sadece baba ismiyle lakapsız olarak da kullanıldığı olmuştur.

Hane reisleri, aile ve sülale adlarının yanı sıra "molla", "hatip" gibi sosyal ve dini statüleriyle de beraber zikredilmektedirler.

"Molla Musa", "Hatipoğlu Molla Halil" gibi.

Aynı zamanda hane reisleri zikredilirken onların sahip oldukları fiziksel özellikleri de belirtilerek o kişinin tanınmasında ayırt

edici bir unsur olarak kullanılmıştır. "Kel Ahmed oğlu Molla Ali24", "Kara Ali oğlu Süleyman25" gibi.

 

22 Nurgül Bozkurt, "XIX. Yüzyılın Ortalarında Bolatlı-Dazkırı’nın Sosyo-Ekonomik Yapısı (7695 Numaralı Temettüat Defterine

Göre)", History Studies, Volume 3/2 2011, s. 43.

23 Hane/No: 18/45'de kayıtlı “Kemal oğlu Kemal” ve Hane/No:22/67'de kayıtlı “Musa oğlu Musa” gibi; BOA, ML. VRD. TMT.

d., nr. 8685.

24 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 33/105'de kayıtlı.

25 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 37/116'da kayıtlı. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

142

Kişiler tanımlanırken kullanılan adlar, o âilenin geleneksel olarak devam eden veya daha önce etmiş olan mesleğine de işaret

etmektedir. Balcıoğlu, Yağcıoğlu, Hatipoğlu, Emiroğlu, İmirzaoğlu (Mirzaoğlu) gibi. Bazı hane reisleri ise aile adlarını ve

lakaplarını ailenin ileri geleninin sahip olduğu "Köseoğlu", "Kara Mustafa oğlu", "Ekşioğlu" gibi bir fiziksel özelliğinden

almıştır. Bu lakaplar aynı adı taşıyan ailelerin birbirine karıştırılmaması açısından da çok önemlidir.

Bezirgân Köyü'nde bu tarihte toplam 44 hane olup, bunlardan "Emiroğlu", "Hatipoğlu", "Ekşioğlu", "Karagözoğlu", Köseoğlu",

"Kemaloğlu" burada yaşayan en çok haneye sahip aileler veya sülalelerdir.

Köyde yapılan araştırma sonucunda Bezirgân Köyü temettüat defterinde yer alan hane reislerinin lakaplarının, günümüzde

çoğunlukla kullanılmaya devam ettiği görülmektedir26. Ayrıca bu lakaplardan az da olsa (Balcıoğlu/Balcı gibi) bazıları adı geçen

hane reislerinin neslinden gelen kişiler tarafından soyadı olarak da kullanılmaya devam etmektedir.

Yine başka temettuat defterlerinde hane reisleri için sıkça kullanılan hacı gibi genel sıfatlar bu köy için tutulan kayıtlarda

görülmemektedir.

Tablo-3: Köydeki Hane Reislerinin İsimleri ve Aile Adları

Karagözoğlu Molla Musa Kemaloğlu Muharrem Köseoğlu Halil

Karagözoğlu Ali Kemaloğlu Halil Köseoğlu Himmet

Karagözoğlu Mehmed Kemaloğlu Kemal Memişoğlu Hasan

Emiroğlu Mehmed Ekşioğlu Musa Kel Ahmetoğlu Molla Ali

Emiroğlu Halil Ekşioğlu Hüseyin Balcıoğlu Süleyman

Hatipoğlu Molla Halil Ekşioğlu Halil Sinanoğlu Hasan

Tortoroğlu Mehmed Musaoğlu Musa Solakoğlu Abdil

Emiroğlu İbrahim Sarsoğlu İsmail Karaalioğlu Süleyman

İmirzaoğlu Şerif Hatipoğlu Ömer Kemaloğlu Hüseyin

Köseoğlu Yusuf Hatipoğlu Abdülkadir Emiroğlu Halil

Hatipoğlu Murad İsmailcikoğlu Hasan Abdiloğlu Mehmed

Hatipoğlu Veli Sarsoğlu Mustafa Yağcıoğlu Mehmed

Hatipoğlu Hüseyin İsmailcikoğlu Ali İmirzaoğlu Süleyman

Hatipoğlu Abdullah Emiroğlu Ömer Karamustafaoğlu Süleyman

İsaoğlu Mustafa Emiroğlu Halil Ekşioğlu Ahmed

2.2.2. Bezirgân Köyündeki Meslek Bilgileri

Bezirgân köyü temettüât defterinde hane reislerinin ve bu hanelerde yaşayan vergi mükellefi nüfusun meslekleri açıkça

kaydedilmiştir. 1845 yılında Bezirgân Köyünde yaşayan hane reislerinin genellikle meslekleri ziraat üzerine olup "erbab-ı ziraat"

olarak kaydedilmiştir. Bununla birlikte zirai faaliyetler için tarlası, bakacak hayvanı olmayan ya da yetersiz olan Bezirgân

köylülerinin hayvan çobanlığı, hizmetkârlık gibi meslekleri icra ettikleri de görülmektedir. Buna rağmen bu köyde en fazla tercih

edilen meslek çiftçiliktir. Köydeki vergi nüfusu sahibi kişilerin yaklaşık olarak % 80'i ziraat ile uğraşmaktadır. Ziraat yapan

köylülerin işledikleri toprakların bir kısmı kendilerine ait olup, bir kısmı da vakıf arazisidir.

44 haneli köyde 38 kişi ziraat erbabı, 1 köy imamı27, 1 pirifani28 (yaşlı), 2 hizmetkâr29, 1 hayvan çobanı30 vardır. 1 kişi askerde31

olarak kaydedilmişken, 2 kişinin de mesleği belirtilmemiştir32. Bunların yanında 1 kişi de hem ziraat erbabı hem de hizmetkâr33

,

1 kişi de aslen Bezirgân Köyünde ziraat erbabı olup Virancık Nahiyesi Afşar Köyünde34 bulunmakta diye kaydedilmiştir.

 

 

26 Mezkûr köyde tarafımızca yapılan incelemeye göre Emirler, Karagözler, Hatipler, Ekşioğulları, Köseler gibi. Bundan 50 yıl

öncesine kadar İmirzaoğulları lakabının da kullanıldığı ninem Fatma Kolay tarafından ifade edilmişti. Dolayısıyla

"İmirzaoğulları" ninem tarafından akrabam olmaktadır.

27 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 1/1.

28 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 16/50.

29 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 32/103; 41/129.

30 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 36/117.

31 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 43/134.

32 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 26-27 arasında belirtilmemiş; diğeri de Hane/No: 39/127.

33 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 41/129.

34 BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685; Hane/No: 34/108. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

143

Tablo-4: Bezirgân Köyündeki Meslek Bilgileri

Meslek Adı Sayısı Hane/No

Köy İmamı 1 1/1

Ziraat Erbabı 38 Tabloda belirtilen hanelerin dışındakiler.

Hizmetkâr 2 32/103; 41/129

Hayvan Çobanı 1 36/117

Pirifâni 1 16/50

Asker 1 43/134

Değirmenci35 4 19/56, 20/60, 21/63 ve 44/137

Mesleği Belirtilmemiş 2 Hane 26-27 arasında; diğeri de 39/127.

Başka Köyde Bulunan 1 34/108

 3. BEZİRGÂN KÖYÜNDE ZİRAİ FAALİYETLER

3.1. Toprağın Dağılımı ve Kullanım Şekli

Tarım, sanayi öncesi dönemlerde halkın en önemli geçim kaynağı olmakla beraber devletlerin de iktisadi yapısının temelini

oluşturmaktaydı. Batıda sanayi inkılâbının gerçekleşmesiyle bu durum değişmeye başlamış ve üretim makineler yardımı ile

yapılır olmuştur. Ayrıca sanayi inkılâbını yaşayan ülkelerin ekonomisinde ithalat önemli yer teşkil etmeye başlamıştır. Aynı

dönemlerde Osmanlı Devleti’nin bütçesinin önemli bir bölümünü tarımsal ürünlerden elde edilen vergiler oluşturmaktaydı. Öyle

ki İmparatorluk yönetim birimlerine ayrılırken bu esas gözetilmiş, toprağın işlenmesinde süreklilik ön planda tutulmuş ve bu

doğrultuda yasalar tasarlanarak önemli cezalar yürürlüğe konmuştur36

.

Osmanlı Devleti’nin yayılma zamanlarında, düşmanlardan fethedilen topraklar, kayıtları yapıldıktan sonra, devlete ait arazi

hükmüne konulur, köy ve kasaba dâhilindeki arsalar ile “tetimme-i süknâ37” denilen, yarım dönüme kadar olan bahçeler

müstesna, rakabesi38 beytülmale ait olmak, hâlî yani boş bırakılmamak ve ziraata tahsis edilmek şartıyla ahaliye dağıtılırdı.

Arazinin mükellef olduğu aşar da, timar ve zeamet namıyla askerlere ve has namıyla da üst düzey devlet memurlarına taksim

edilir, geri kalan da devlet hazinesine mal edilirdi

39

.

Osmanlı’da nüfusun büyük bölümü kırsal kesimde yani köylerde yaşıyordu. Bununla birlikte Osmanlı ekonomisinin temeli de

tarıma dayanıyordu. Osmanlı’da tarımla uğraşan kesimler, timar beyleri, tapu sistemine göre tam, yarım veya daha az yer tasarruf

eden çiftçi aileleri, mukataa ya da kesim denilen işletme biçimiyle yer işleyenler, mülk sahipleri, müsellemler (vergiden

affedilmiş acemi askerler) ve muaflar40 olarak gruplandırılabilir41

.

 

35 Temettuat kayıtlarında bunların mesleği ile ilgili “değirmenci” diye bir ibare yoktur. Fakat verdikleri vergiden bu dört kardeşin

tarım ve hayvancılık yanında değirmen işlettikleri de anlaşılıyor. Değirmencilik yapan kişilerden Ekşioğlu Musa, kardeşleri

Hüseyin, Ahmed ve Halil ile ilgili detaylı bilgi için bkz. BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685.

36 Şükriye Pınar Yavuztürk, Temettuat Defterlerine Göre Beykoz Kazasının Sosyo-Ekonomik Durumu, Marmara Üniversitesi,

Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2006, s. 106; Osmanlı Devleti’nin zirai üretimin ve

ticari faaliyetlerin devamlılığı konusunda sıkı tedbirler almasıyla ilgili olarak; köylülerin köylerini terk etmelerine izin

verilmemesi, tarlalarını üç sene üst üste boş bırakamamaları ve esnafların lonca sistemiyle kontrol altında tutulması örnek

gösterilebilir. Bkz. Orhan Deligöz, Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,

Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008, s. 4.

37 Tetimme-i süknâ: Oturmak üzere verilen lüzumu kadar arsalar. Bkz. Ferit Devellioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat,

Ankara 1996.

38 Bir malın sahipliği.

39 Vedat Eldem, Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Şartları Hakkında Bir Tetkik, Ankara 1994, s. 25; Timar sitemi, “büyük bir

kısmı aynen mahsül olarak toplanmakta olan vergi gelirlerinin nakli, paraya çevrilmesi, merkezi bir devlet hazinesi halinde

toplanarak oradan vazifelilere dağıtılmasının güçlüğü karşısında, bir kısım asker ve memurlara, muayyen bölgelerden kendi nam

ve hesaplarına tahsili salahiyeti ile birlikte vergi kaynaklarının tahsis edilmesi” demektir. Mehmet Genç bu sitemi, Osmanlı mâli

metodlarına ait merhalelerin ilki ve en önemlisi olarak değerlendirmektedir. Çünkü, ulaştırma imkanlarının sınırlı, malibürokratik

organizasyon, metot ve vasıtaların yetersiz olduğu ve milli hasılanın çok küçük bir bölümünün nakdî mübadeleye

katıldığı zirai bir ekonomide, büyük ve kudretli bir devleti ayakta tutabilmenin en önemli dayanaklarından birisi timar sitemidir.

Bu sistem sayseninde çeşitli amme hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi ve mevcut mali-iktisadi imkânlara intibak ettirilmesi

mümkün olmakla kalmıyor, aynı zamanda, vergi kaynağını meydana getiren beşeri ve iktisadi temelin veya mükellefin

korunması da temin edilmiş oluyordu. Bkz. Mehmet Genç, Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve Ekonomi, İstanbul 2005, s. 99-

10.

40 Affolunmuş demektir. Herhangi bir sebepten dolayı muhtelif vergilerden müstesna tutulanlar hakkında müsellem kelimesiyle

birlikte muaf ve müsellem şeklinde kullanılırdı. Umumiyetle, bütün askerî sınıflar, ulemâ, ehli hiref denilen sanat sahipleri, sakat

ve ihtiyarlar, geçit ve derbentleri bekleyenler, köprüleri ve yolları tamir edenler, saray için yuvalardan şahin yavrusunu çıkarıp

besleyen ve terbiye edenler, devlete pek büyük bir hizmette bulunanlar muaf ve müsellem olurlardı. Bunun haricinde padişah

herhangi bir kimseye mülk olarak arazi bahşettiği zaman isterse sahibini muaf ve müsellem kılabilirdi. Muafiyet, bazen yalnız

âvârız-ı divaniyeden, bazen tekâlif-i örfiyeden, bazen rusum-ı şer'iyeden bazen de bunların hepsinden birden veya bir ikisinden

olurdu. “Muaf”, Mithat Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lugatı, İstanbul 1986.

41 Bahaeddin Yediyıldız, “Osmanlı Toplumu”, Osmanlı Devleti Tarihi II (Edt. Ekmeleddin İhsanoğlu), İstanbul 1999, s. 477. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

144

Osmanlı hukuku, temelde İslam’a dayandığı için taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde herkesin özel mülk sahibi olmasını kabul

ediyordu. Bununla beraber taşınır bütün mallar ile ev, dükkân, bağ ve bahçeler, Osmanlı öncesinde Anadolu’da mevcut Türk

beylerinden ve diğer eski Müslüman devletlerden devralınmış mülk topraklar dışındaki bütün taşınmazların, özellikle de tarım

arazilerinin çıplak mülkiyeti devlete ait sayılmış ve çiftlik denen birimlere ayrılarak köylü ailelere dağıtılmıştı. Belli kamu

görevleri üstlenen veya cebelü42 beslemek zorunda olan timar beyleri, genellikle gelirleri kendilerine dirlik olarak tahsis edilen

köylerde otururlardı. Bunlar arasında, mülazim, dizdar43, hizmetkâr gibi kale görevlilerine; şeyh, halife, fakih, baba ve pir ünvanı

taşıyan din görevlilerine; subaşı, divanbaşı, kethüda, çeribaşı, korucu gibi mahalli idarecilere rastlanılmaktaydı. Bu tür hizmetleri

gören timar sahiplerinin yıllık geliri 5.000 akçenin altındaydı. Bunlardan bazılarının mutasarrıf oldukları yani kendi işledikleri

çiftlikleri de vardı44

.

Köylülerin asıl önemli kesimini “çifthane sistemi” olarak adlandırılan bir üretim biçimiyle, devletin kendilerine tahsis ettiği

raiyyet çiftliklerini işleten köylü aileleri oluşturuyordu. Belli bir tapu rejimine göre, köylü aile birliklerine tahsis edilen bu

çiftlikler, satılamaz, hibe edilemez ve vakfedilemezdi. Fakat babadan oğla bir işletme olarak geçerdi. Köylü öküz, saban ve

tohum gibi kendi imkânlarıyla bağımsız olarak toprağı kendisi işlerdi. Kanunların belirlediği yükümlülükler dışında kimse

köylülere istenmeyen bir işi yaptıramazdı. Bu açıdan köylü bağımsız ve hürdü. Arazinin parçalanmaması için ölen kişinin

oğulları babalarının tasarrufundaki toprağı ortaklaşa işleyip vergilerini de ortak veriyorlardı. Erkek çocuk kalmamışsa, kızı,

kardeşi ya da diğer yakınları toprağı işlemede öncelik hakkına sahipti. Sıra sonra ortak tasarrufta bulunan diğer şahıslara, en son

da köydeki topraksız köylülere gelirdi.

Osmanlı köylerinde, tapulu arazi dışında ayrıca mukataa veya kesim denilen bir usulle devletten yer kiralayan ve işleten bir grup

daha vardı. Bunlar, bir sözleşme ile belirli bir araziyi ya da bir maden ocağının işletmesini önceden belirlenen yıllık bir ücret

karşılığında kiralamakta ve istediği şekilde ekip biçmekteydi. Kiralanan bir vakıf arazisi ise kiracılar bu arazi üzerinde kendi özel

mülkü olmak kaydıyla binalar inşa edebilmekteydi. Fakat bu tür mukataalı yerler zamanla köylünün tam olarak yerleştiği tapulu

arazi haline gelmiştir. Köyde yaşayan ve esas işi çiftçilik olan bu halk, ulaşım imkânlarının yetersiz olduğu ve belli merkezler

dışında şehirleşmenin pek görülmediği XV-XVII. Yüzyıllarda hayatlarını sürdürebilmeleri için çiftçilik dışında birtakım ek

işlerle de meşgul oluyorlardı45

.

Devletin kurduğu bu sistem, diğer kurumlarda da olduğu gibi, XVI. yüzyılın sonlarından itibaren bozulmaya başlamıştır.

Özellikle nüfus artışı, Celali isyanları, köylülerin köylerini terk etmeleri ve tımar sisteminin bozulması gibi nedenlerden dolayı

zirai faaliyetler sekteye uğramıştır46. Bunların neticesinde de hazine gelirlerinde azalma olmuştur. Hem devlet hem de halkın bu

durundan zarar görmesi üzerine yozlaşan sistem üzerinde bazı değişiklikler yapılmış, mukataalar yöre eşrafından ziyade yörenin

vali veya sancakbeyine iltizama verilmeye başlamıştır. Böylece mukataalar hazinenin kontrolüne geçirilerek denetim altına

alınmak istenmiştir. Merkezi devlet XIX. Yüzyılın ilk yarısında iltizamın tek dağıtıcısı durumuna gelmiş, taşra ayanı rantı kontrol

altında tutmaya başlamıştı. Aşırı ve dengesiz vergi yükü sebebiyle muhassıllık sistemi kaldırılarak vergilerin doğrudan hazineye

aktarılması yolunda adımlar atılmıştır. Bu maksatla yapılan sayımlarda bir tarım ülkesi olan Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’ın

uygulanacağı bölgelerde yapılan sayımlarda, defterlere ilk kaydı yapılanlar gayrimenkul topraklar olmuştur47

.

Bizim incelediğimiz Gireği Nahiyesine bağlı Bezirgân köyündeki arazi bilgileri dönüm olarak yazılmıştır. 1845 temettuat

defterlerine göre Bezirgân Köyünde arazi olarak toplam 853 dönüm mezru' (ziraat yapılan) tarla kaydı vardır. Aynı yıllarda

tutulan bazı başka köylere ait defter kayıtlarında olduğu gibi Bezirgân Köyünde gayrimezru yani nadasa bırakılan araziler,

çalılık, fundalık ve koruluk tabir edilen (hayvan otlatılan, kömür elde edilen arazi) araziler, kiraya verilen araziler, meralar,

çayırlar ve ziraata ve hayvan otlatmaya müsait olmayan araziler kayda geçirilmemiştir.

Toplam 853 dönüm mezru tarla üzerinden hane başına ortalama 19,3 dönüm düşmektedir. Köyde 5 hane sahibinin hiç tarla kaydı

bulunmazken, dierlerinin sahip olduğu tarlalar 1 ile 48 dönüm arasında değişmektedir.

Köyde 48 dönümle en fazla tarlaya sahip kişi 13 numaralı hanede ikamet eden Hatipoğlu Hüseyin'dir. Bunu sırasıyla 33 dönümle

19 numaralı hane sahibi Ekşioğlu Musa, 32 dönümle 4 numaralı hane sahibi Emiroğlu Mehmed ve 20 numaralı hane sahibi

Ekşioğlu Hüseyin takip etmektedir.

36 numaralı hanede mukim Solakoğlu Abdil ile 41 numaralı hanede ikamet eden Yağcıoğlu Mehmed birer dönüm ile en az

tarlaya sahipken; bunları takip eden Tortoroğlu Mehmed ve Sarsoğlu Mustafa'nın 10'ar dönüm tarlası bulunmaktadır. Köyde 1-10

dönüm arasında toprağa sahip 4; 11-20 dönüm arasında toprağa sahip 15; 21-30 dönüm arasında toprağa sahip 15; 31-40 dönüm

arasında toprağa sahip 4 ve 40 dönüm üzerinde toprağa sahip 1 hane reisi bulunmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi 5 hane

 

42 Bir Zeamet veya Timar sahibinin dirliğinin miktarına göre harb zamanlarında maiyetinde götürmeye mecbur bulunduğu silâhlı

süvari. Zeamet sahipleri ilk beş bin akçeden sonra her beş bin akçe için, Tımar sahipleri iptidadan sonra, her üç bin akçe için bir

cebelü götürürlerdi. Cebelülerin yetiştirilmesi ve her türlü masrafları Zeamet veya Tımar sahibine aitti. Bunların bir araya

gelmesi, harbde Türk ordusunun mühim bir kuvvetini teşkil ederdi. Muharebeler sırasında yararlık gösteren cebelülere münhal

(boşalmış) tımarlar verilirdi. “Cebelü”, Mithat Sertoğlu, a.g.e.

43 Kaleleri daimî surette beklemeye ve müdafaaya memur olan askerin başı. Kale komutanı. Dizdarlar daima kalede bulunmaya

geceleri de orada kalmaya mecburdular. Kalelerden lüzumsuz yere yüz adımdan ziyade uzaklaşmamaları kanundu. “Dizdar”,

Mithat Sertoğlu, a.g.e.

44 Yediyıldız, a.g.m., s. 478.

45 Yediyıldız, a.g.m., s. 479.

46 Deligöz, a.g.t., s. 4.

47 Yavuztürk, a.g.t., s. 106-107. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

145

sahibinin üzerinde hiç arazi kaydı bulunmamaktadır. Buradan hareketle arazi bakımından köyde en zengin kişi Hatipoğlu

Hüseyin'dir.

 Tablo-5: Köyün Arazi ve Arazilerde Elde Edilen Gelirleri

Hane/No Hane Sahibi Mesleği Mezru

Tarla Senelik hasılatı

Yıllık

Ort.

Geliri

Önceki Yıl

Verdiği

Vergi-yi

Mahsusa

 (Dönüm) 1260 1261 Toplam

1/1 Karagözoğlu Molla

Musa

İmam vergisi yok

2/2 Karagözoğlu Ali Ziraat Erbabı 30 955 800 1.755 877 100

3/5 Karagözoğlu Mehmed Ziraat Erbabı 30 800 150 950 475 60

4/8 Emiroğlu Mehmed Ziraat Erbabı 32 1.620 500 2.120 1.060 160

5/12 Emiroğlu Halil Ziraat Erbabı 25 1.590 865 2.455 1.227 160

6/14 Hatipoğlu Molla Halil Ziraat Erbabı 28 1.800 630 2.430 1215 140

7/15 Tortoroğlu Mehmed Ziraat Erbabı 10 360 250 610 305 40

8/18 Emiroğlu İbrahim Ziraat Erbabı 27 1.440 600 2.040 1020 160

9/24 İmirzaoğlu Şerif Ziraat Erbabı 26 1.240 600 1.840 920 160

10/28 Köseoğlu Yusuf Ziraat Erbabı 20 980 300 1.280 640 120

11/31 Hatipoğlu Murad Ziraat Erbabı 15 1.020 700 1.720 860 150

12/33 Hatipoğlu Veli Ziraat Erbabı 20 970 900 1.870 935 140

13/39 Hatipoğlu Hüseyin Ziraat Erbabı 48 1.210 1.290 2.500 1250 160

14/43 Hatipoğlu Abdullah Ziraat Erbabı 30 1.390 1.560 2.590 1295 200

15/47 İsaoğlu Mustafa Ziraat Erbabı 22 1.060 1.100 2.160 1080 160

16/50 Kemaloğlu Muharrem Pirifâni (Yaşlı) Komşu yardımı ile geçiniyor - -

17/51 Kemaloğlu Halil Ziraat Erbabı 20 800 660 1.460 730 110

18/54 Kemaloğlu Kemal Ziraat Erbabı 20 1.060 500 1.560 780 120

19/56 Ekşioğlu Musa Ziraat Erbabı 33 1.530 570 2.100 1100 199

20/60 Ekşioğlu Hüseyin Ziraat Erbabı 32 1.390 1.200 2.590 1295 160

21/63 Ekşioğlu Halil Ziraat Erbabı 30 1.380 1.230 2.610 1305 150

22/67 Musaoğlu Musa Ziraat Erbabı 24 1.170 800 1.970 985 150

23/71 Sarsoğlu İsmail Ziraat Erbabı 12 930 200 1.130 565 100

24/76 Hatipoğlu Ömer Ziraat Erbabı 17 950 860 1.810 905 140

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir Ziraat Erbabı 34 1.290 400 1.690 845 160

26/81 İsmailcikoğlu Hasan Ziraat Erbabı 18 760 950 1.710 855 130

Yok Sarsoğlu Mustafa Ziraat Erbabı 10 210 220 430 215 -

27/86 İsmailcikoğlu Ali Ziraat Erbabı 21 1.020 1.140 2.160 1080 150

28/89 Emiroğlu Ömer Ziraat Erbabı 25 1.410 1.350 2.760 1380 160

29/93 Emiroğlu Halil Ziraat Erbabı 13 900 650 1.550 775 160

30/94 Köseoğlu Halil Ziraat Erbabı 24 800 950 1.750 875 110

31/99 Köseoğlu Himmet Ziraat Erbabı 16 390 50 440 220 30

32/103 Memişoğlu Hasan Hizmetkâr - - - - - -

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla

Ali

Ziraat Erbabı 30 1.340 1.500 2.840 1420 160

34/108 Balcıoğlu Süleyman Ziraat Erbabı

35/112 Sinanoğlu Hasan Ziraat Erbabı 14 620 750 1.370 685 100

36/117 Solakoğlu Abdil Ziraat Erbabı 1 70 140 210 105 30

37/118 Karaalioğlu Süleyman Ziraat Erbabı 19 900 800 1.700 850 100

38/121 Kemaloğlu Hüseyin Ziraat Erbabı 12 760 650 1.410 705 110

39/127 Emiroğlu Halil Yardıma muhtac - - - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed Ziraat Erbabı 20 680 800 1.480 740 90

41/129 Yağcıoğlu Mehmed Ziraat erbabı ve

hizmetkâr

1 70 -- 70 35 40

42/131 İmirzaoğlu Süleyman Ziraat Erbabı 15 540 800 1.340 670 90

43/134 Karamustafaoğlu

Süleyman

Askerde - - - - - -

44/137 Ekşioğlu Ahmed Ziraat Erbabı 29 1.270 430 1.700 850 160

 Toplam 853 38.675 27.845 66.160 753 4.819

Köylerde üretimin bol ve kaliteli olması için çiftçiler arazilerinin bir kısmını bir yıl boyunca nadasa bırakırlardı. Böylece toprağın

bir önceki üründe kaybettiği mineralleri toplaması beklenirdi. Temettuat kayıtlarında da mezru tarlalardan elde edilen senelik

hâsılatlar belirtilirken, gayrimezru yani nadasa bırakılan arazi kayıtlarında hâsılatın ne kadar olduğu yazılmazdı. Bezirgân

Köyü'ne ait temettuat kayıtlarında ise ilginç bir durum bulunmaktadır. Benzer pek çok defterde "gayrimezru" yani o sene

ekilmeyen veya nadasa bırakılan araziler kayda geçirilmemiştir. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

146

Köylerde arazilerini belirli bir bedel karşılığında kiraya verenler de vardı. Bunları daha çok kendisi başka yerlerde ikamet edip de

köylerde arazisi olanlar, anne veya babası ölmüş ancak arazisi olan küçük yaştaki yetim çocuklar ile ziraat yapmakta zorlanacak

durumda olan dul kadınlar oluşturuyordu48

.

Ziraat alanları miktar bakımından incelendiğinde, genellikle bunların küçük işletme birimleri olduğu görülmektedir. Bu

işletmelerde hane reisi toprağı genellikle kendi işler, diğer hane üyeleri de ona yardım ederdi. Bu sayede genelde ek işçilere

ihtiyaç duyulmaz, hane halkının emeği kâfi gelirdi. Hane halkının da yeterli olmadığı durumlarda ancak işçilere ihtiyaç

duyulurdu. Defterlerde meslekleri hizmetkâr ve çoban gibi belirtilenler böyle durumlarda çalışırlar ve ailelerini geçindirirlerdi49

.

3.2. BEZİRGÂN KÖYÜNDE YETİŞTİRİLEN ÜRÜNLER

Sanayi öncesi dönemlerde devletlerin gelirlerinin büyük bir kısmı tarıma dayanıyordu. Osmanlı Devleti’nin ekonomisinin temeli

de tarıma dayalıydı ve nüfusun büyük bir bölümü köylerde yaşıyordu. Köylüler bir taraftan başta İstanbul olmak üzere büyük

şehirlerin iaşesini sağlarken diğer taraftan da ekonomik açıdan kendi kendine yetmeye çalışıyorlardı50

.

XIX. yüzyıl Osmanlı tarımında önemli değişimlerin yaşandığı bir yüzyıl olmuştur. Bu yüzyılda tarımı geliştirmeye yönelik olarak

uygulanan politikalar ve dış talebin artması, tarımın gelişmesini sağlamıştır. 1848 ile 1876 yılları arasında tarım gelirleri yaklaşık

üç kat artış göstermiştir51

.

Osmanlı tarımında çok çeşitli ürünler yetiştirilmiş olup, bunların en önemlilerini tahıllar olmuştur. Tahrir defterleri üzerinde

yapılan araştırmalara göre toplam üretimin %90’ınını aşan bir oranda tahıl ürünleri üretildiği saptanmıştır. Ayrıca sebze tarımı,

koyunculuk ve başta bağcılık olmak üzere meyve yetiştiriciliği de önde gelen tarımsal faaliyetler arasında yer almıştır52

.

Bezirgân Köyünde yetiştirilen tarım ürünlerini tahıllar oluşturmaktadır. Buğday, arpa, yulaf, mercimek ve nohut temettuat

kayıtlarına geçirilmiş olan tahıllardır. Fasulye gibi diğer baklagil türü kayıtlarına rastlanılmamıştır. Bağ ve bahçelerde yetiştirilen

meyve ve sebzelerin isimleri ve ne kadar yetiştirildiği hakkında da bilgi bulunmamaktadır.

Tahıl ürünlerinin miktarı belirtilirken ölçü birimi olarak “kile53” kullanılmıştır. Kile Osmanlı coğrafyasında her yerde aynı

ağırlığı temsil etmezdi. Bölgeden bölgeye hatta birbirine yakın şehirlerde bile bu ağırlık ölçüsü değişiklik gösterebiliyordu54

.

3.2.1. Ürünlerin Miktarı

Temettuat defterlerinde ürünlerin isimleri olmakla birlikte yıllık ne kadar ürün elde edildiği ile ilgili kayıt yoktur. Sadece bir

yılda ne kadar ürünün aşar (öşr) olarak verildiği belirtilmiştir. Buradan hareketle yetiştirilen ürün miktarını bulabiliriz. Arapça

onda bir demek olan öşr, terim olarak hububattan alınan vergi yerinde kullanılmıştır. İlkin şeri hükme dayanılarak hububattan

onda bir alındığı için bu tabir meydana gelmiş olup, çoğuluna da aşar denilmekteydi. Tanzimattan sonra maarif ve menafi‘

hisseleri artırılmak suretiyle hububattan alınan vergi sekizde bir olmuştur55

.

Aşar vergisi zirai alanda her mahsulden alınmaktaydı. Her türlü hububattan, bostanlarda yetiştirilen ürünlerden, meyve

ağaçlarından, bağlardan, otlaklardan ve diğer zirai mahsullerden bu vergi alınmış ve tahsili de aynî, nakdî ve maktû‘ olmak üzere

üç şekilde yapılmıştır.

Köylerde yetiştirilen ürünlerin miktarı hesaplanırken, o yıl aşar olarak verilen miktarın 8 katı bir yılda yetiştirilmiş kabul

edilecektir.

1845 yılında Bezirgân Köyünde Aşar vergisi olarak belirlenen buğday miktarı toplamı 394, arpa 251, yulaf 3, nohut 1, burçak 30

kiledir. Buna göre köyde bir yılda 3.152 kile buğday, 2.008 kile arpa, 240 kile burçak, 24 kile yulaf ve yaklaşık 10 kile nohut

üretildiğini söyleyebiliriz. Buna göre en fazla üretilen tahıl buğday olmuştur. Buğdayı da sırasıyla arpa, burça, yulaf ve nohut

takip etmektedir.

 

48 Hane/No: 26-27 arasında belirtilmemiş olan Sars oğlu (Sarı oğlu) Mustafa’nın kaydı buna örnektir; BOA, ML. VRD. TMT. d.,

nr. 8685.

49 Yavuztürk, a.g.t., s. 113.

50 Bahaeddin Yediyıldız, a.g.m., s. 496.

51 Ercan Koç, 19. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nde Tarım, Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi,

Eskişehir 2005, s.72-73.

52 Fahri Yavuz (Editör), Türkiye’de Tarım, Ankara 2005, s. 4-5.

53 Özellikle kuru meyve ve hububat ölçümünde kullanılan eski bir ölçek. Arapça'da keyl masdar olarak "ölçmek", isim olarak

"ölçek" anlamına gelir. Aynı kökten türeyen kîle de yine "ölçek" demektir. Ârâmîce'deki karşılığı keylâ olan kelime Farsça'ya

kîle, keyle, keyli, Türkçe'ye kile şeklinde girmiştir. Farsça'da kîle kelimesinin sonuna küçültme eki getirilerek elde edilen keyleçe

(kîleçe) (küçük kile) Araplar arasında da kullanılır. Bu ölçü birimi Türkçe'ye de geçmiştir. Bkz. “Kile”, DİA, XXV, Ankara 2002,

s. 568-571.

54 Yavuztürk, a.g.t., s. 118.

55 Pakalın, a.g.s, s. 746; ayrıca Osmanlı Devletinde vergiler hakkında geniş bilgi için bkz., Musa Çadırcı, Tanzimat Döneminde

Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yapısı, TTK yay., Ankara 1997, s. 105-11 ve 340-348. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

147

Bu verilere göre Bezirgân Köyünde bir yılda üretilen tahıl ürünleri miktarı toplamı 5.434 kile olmuştur.

Köyde altı hane sahibinin hiç tahıl ürünü kaydı yoktur. Nohut yetiştiren iki, yulaf yetiştiren de üç hane sahibi vardır. Aşğaıdaki

tabloda detaylı olarak görülecceği gibi, diğer hane sahiplerinin de yaklaşık 8 ile 240 kile arasında değişen tahıl ürünü

yetiştirdiğini anlıyoruz.

Tablo-6: Hane Sahiplerine Göre Köydeki Tahıl Ürünü Kayıtları (Kile Olarak)

Hane/

No

Hane Sahibi

Buğday

Arpa

Yulaf

Nohut

Burçak

Toplam

1/1 Karagözoğlu Molla Musa - - - - - -

2/2 Karagözoğlu Ali 64 64 8 4 - 140

3/5 Karagözoğlu Mehmed 64 40 8 - 112

4/8 Emiroğlu Mehmed 104 120 8 8 - 240

5/12 Emiroğlu Halil 104 128 - - 8 240

6/14 Hatipoğlu Molla Halil 160 64 - - 16 240

7/15 Tortoroğlu Mehmed 32 16 - - 48

8/18 Emiroğlu İbrahim 96 104 - - 16 216

9/24 İmirzaoğlu Şerif 96 64 - - 16 176

10/28 Köseoğlu Yusuf 96 24 - - 8 128

11/31 Hatipoğlu Murad 120 56 - - 8 184

12/33 Hatipoğlu Veli 88 40 - - - 128

13/39 Hatipoğlu Hüseyin 88 80 - - 8 176

14/43 Hatipoğlu Abdullah 136 40 - - - 176

15/47 İsaoğlu Mustafa 80 64 - - 8 152

16/50 Kemaloğlu Muharrem - - - - - -

17/51 Kemaloğlu Halil 64 40 - - 8 112

18/54 Kemaloğlu Kemal 80 64 - - 8 152

19/56 Ekşioğlu Musa 120 80 - - 16 216

20/60 Ekşioğlu Hüseyin 104 80 - - 16 200

21/63 Ekşioğlu Halil 112 72 - - 8 192

22/67 Musaoğlu Musa 88 64 - - 16 168

23/71 Sarsoğlu İsmail 88 24 - - 8 120

24/76 Hatipoğlu Ömer 72 56 - - 8 136

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir 104 64 - - 12 180

26/81 İsmailcikoğlu Hasan 64 32 - - 8 104

Yok Sarsoğlu Mustafa 24 - - - - 24

27/86 İsmailcikoğlu Ali 80 64 - - - 144

28/89 Emiroğlu Ömer 120 64 - - 8 192

29/93 Emiroğlu Halil 64 64 - - 4 132

30/94 Köseoğlu Halil 64 40 - - 8 112

31/99 Köseoğlu Himmet 40 8 - - - 48

32/103 Memişoğlu Hasan - - - - - -

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla Ali 120 64 - - 8 192

34/108 Balcıoğlu Süleyman - - - - - -

35/112 Sinanoğlu Hasan 48 40 - - - 88

36/117 Solakoğlu Abdil 8 - - - - 8

37/118 Karaalioğlu Süleyman 80 32 - - 8 120

38/121 Kemaloğlu Hüseyin 64 40 - - - 104

39/127 Emiroğlu Halil - - - - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed 64 24 - - - 88

41/129 Yağcıoğlu Mehmed 8 - - - - 8

42/131 İmirzaoğlu Süleyman 48 24 - - - 72

43/134 Karamustafaoğlu Süleyman - - - - - -

44/137 Ekşioğlu Ahmed 104 64 - - 8 176

Toplam 3.160 2.008 24 12 240 5.444

 4. BEZİRGÂN KÖYÜNDE HAYVANCILIK

Hayvan varlığı, tarımın temel ekonomik faaliyet olduğu sanayi öncesi ekonomilerin bir çeşit birikmiş serveti niteliğindedir.

Göçebe topluluklar, hayvancılığı yüzyıllar boyunca tek geçim kaynağı olarak sürdürürken, yerleşik hayatta çiftçilik yapan ve bu Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

148

arada hayvan da beslemek durumunda olan topluluklar ise daha çok çift sürme ve taşıma işlerinde, güçlerinden yararlanmak için

büyükbaş yetiştirip, bu hayvanlardan sağladıkları ürünleri de çoğunlukla kendi tüketimlerinde kullanmışlardır. Çünkü Osmanlı

çiftçisi son döneme kadar çift sürme işlerinde genellikle hayvanlardan yararlanmıştır56

.

Bu konularda çalışma yapanlar hayvanlarla ilgili değerlendirmelerde çeşitli yollar izlemişlerdir. Kimisi hayvan varlığını gelir

getirenler ile gelir getirmeyenler, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar57, ya da çatal tırnaklılar ve bütün tırnaklılar şeklinde ele

almışlardır. Etinden, yününden, kılından, sütünden ve derisinden yararlanılan her cins koyun, keçi, öküz, inek ve manda çift

tırnaklılardan; at, beygir, kısrak, katır ve merkep bütün tırnaklılardan kabul edilmiştir58

.

Osmanlı toplumunda özellikle kırsal kesimlerde hayvan yetiştiriciliği en önemli ziraî faaliyetlerden birisi olarak görülmektedir.

Bu bölgelerde hayvanlar ziraatla meşgul olanların taşıma, çift sürme, gübre ihtiyacını karşılama, harman dövme işlerini görme

gibi işlerin yanı sıra insanların yağ, et, süt, peynir gibi hayvansal ürün ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir araçtır. Osmanlı

toplumunda örneği az görülse de pazar için et, yağ, süt, deri ve yapağı üretmek üzere hayvancılık temel bir faaliyet olarak icra

edilmekle birlikte, Anadolu’nun iklim ve ziraat şartları hayvancılığın daha çok ziraata bağlı olarak yapılmasını

gerektirmektedir59. Osmanlı şehir ve kasabalarında pek çok aile kendi günlük süt ve süt ürünleri ihtiyacını karşılamak için birkaç

sağmal koyun ve keçi beslemekteydi. At, katır, deve, manda ve öküz hem binek, hem taşıma, hem de çekim aracı olarak

kullanılmaktaydı. Bu hayvanlar aynı zamanda savaş lojistiği açışından ayrı bir öneme sahiptiler60

.

Osmanlı coğrafyasının genelinde olduğu gibi Bezirgân Köyünde de ziraî faaliyetlerin yanında hayvancılık da yapılmaktadır.

Verilere bakıldığında hayvan yetiştiriciliğinin bir ticari faaliyet olarak değil, daha çok gündelik ihtiyaçları karşılamaya yönelik

olarak yapıldığı görülmektedir. Hayvanlardan bir kısmı yağ, süt, peynir gibi ihtiyaçlar için yetiştirilirken, bir kısmı da yük

taşımacılığında kullanılmaktadır.

Köyde 560 büyükbaş, 737 küçükbaş ve 87 at, merkep gibi yük ve binek hayvanı olmak üzere toplam 1.384 hayvan kaydı

bulunmaktadır. Bunların % 40,4'ünü büyükbaş, % 53,2'sini küçükbaş ve % 6,2'sini de yük ve binek hayvanları oluşturur. Hane

başına ortalama 16 küçükbaş, 13 büyükbaş ve 2 yük ve binek hayvanı düşmektedir.

Bezirgân Köyünde hangi hane sahibinin hangi tür ve kaçar adet hayvan yetiştirdiği ile ilgili ayrıntılı bilgiler aşağıdaki tablolarda

büyükbaş, küçükbaş ve yük ve binek hayvanları olarak ayrı ayrı verilmiştir.

 

 

56 Alpay BİZBİRLİK, Zafer ATAR, “XIX. Yüzyıl Osmanlı Tarihinde Temettuat Defterleri'nin Yeri: Saruhan Sancağı Mütevelli

Çiftliği Temettuat Defteri Örneği”, SAÜ Fen Edebiyat Dergisi (2009-I), s. 45.

57 Alpay BİZBİRLİK, Zafer ATAR, a.g.m., s. 45-46.

58 Ertan Gökmen, “XIX. Yüzyıl Ortalarında Alaşehir’de Tarım ve Hayvancılık”, Akademik Bakış, Cilt 3, Sayı 6, Yaz 2010, s.

227.

59 Hüseyin Muşmal, “XIX. Yüzyılın Ortalarında Çumra’nın Sosyo-Ekonomik Görüntüsü (10353 Numaralı Temettuat Defterine

Göre)”, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı: 24, Konya 2008, s. 259-260.

60 Ertan Gökmen, a.g.m., s. 228. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

149

Tablo-7: Büyükbaş Hayvan Bilgileri (adet/re's)

Hane/

No

Hane Sahibi

Boz Hayvan

Erkek Hayvan

Sağmal inek

Boz inek

Dölsüz inek

Düve

Karasığır Danası

Karasığır Düvesi

Karasığır Öküzü

Dana

Tosun

Manda

Manda Öküzü

Toplam

1/1 Karagözoğlu Molla

Musa

7 3 - - 1 - - 1 - - - - - 12

2/2 Karagözoğlu Ali 5 - - - 2 - - - 3 1 - - - 11

3/5 Karagözoğlu

Mehmed

- - - - 2 2 - - 4 1 - - - 9

4/8 Emiroğlu Mehmed 20 - 1 - 2 1 1 - 4 - - - - 29

5/12 Emiroğlu Halil 10 - - - 3 1 1 - 4 - - - - 19

6/14 Hatipoğlu Molla Halil - - 1 - 2 4 - - - 1 - - - 8

7/15 Tortoroğlu Mehmed - - - - - - - - 2 - - - - 2

8/18 Emiroğlu İbrahim 2 - 2 - 1 - - - 4 3 - - - 12

9/24 İmirzaoğlu Şerif 27 - 2 - - - - - 4 3 - - - 36

10/28 Köseoğlu Yusuf 12 - - - 1 - - 1 - - - - - 14

11/31 Hatipoğlu Murad 10 - 1 1 - 2 - - 2 - - - - 16

12/33 Hatipoğlu Veli 5 - 1 2 - 2 - - - 3 - - - 13

13/39 Hatipoğlu Hüseyin 16 - - 2 - 2 - - 4 1 - - - 25

14/43 Hatipoğlu Abdullah 23 - - 3 - 1 - - 4 1 - - - 32

15/47 İsaoğlu Mustafa 12 - 1 1 - 2 - - 3 2 - - - 21

16/50 Kemaloğlu

Muharrem

- - - - 1 - 1 - - - - - - 2

17/51 Kemaloğlu Halil 5 - 1 1 - 1 - - 3 1 - - - 12

18/54 Kemaloğlu Kemal 8 - 1 2 - 1 - - 2 - - - - 14

19/56 Ekşioğlu Musa 10 - - 3 - 3 - - 4 1 - - - 21

20/60 Ekşioğlu Hüseyin 10 - 1 4 - - - - 2 3 - - 2 22

21/63 Ekşioğlu Halil - - 1 - - - - - 2 1 - - 2 6

22/67 Musaoğlu Musa 10 - 1 1 - - - - 3 1 - - - 16

23/71 Sarsoğlu İsmail 3 - - - - - - - 3 - - - - 6

24/76 Hatipoğlu Ömer 12 - 1 2 - 1 - - - 1 - - - 17

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir - - - 1 - - - - 4 1 - 1 - 7

26/81 İsmailcikoğlu Hasan 14 - - 5 - 1 - - 2 2 - - - 24

Yok Sarsoğlu Mustafa - - - - - - - - 2 - - - - 2

27/86 İsmailcikoğlu Ali 14 - - 2 - 2 - - 4 1 - - - 23

28/89 Emiroğlu Ömer 10 - - - - 1 - - 4 1 - - - 16

29/93 Emiroğlu Halil 6 - 1 2 - 2 - - 2 - 3 - - 16

30/94 Köseoğlu Halil 6 - - - - 1 - - 3 - - - - 10

31/99 Köseoğlu Himmet 4 - - - 2 - - - 1 - - - - 7

32/103 Memişoğlu Hasan 3 - - - - - - - - - - - - 3

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla

Ali

18 - 1 - - 1 - 4 1 - -

-

25

34/108 Balcıoğlu Süleyman - - - - - - - - - - - - - -

35/112 Sinanoğlu Hasan - - - - - - - - 2 - - - - 2

36/117 Solakoğlu Abdil - - - 1 - - - - 2 - - - - 3

37/118 Karaalioğlu

Süleyman

3 - 1 - - - - - 3 1 - -

-

8

38/121 Kemaloğlu Hüseyin 5 - - 1 - - - - 2 - - - - 8

39/127 Emiroğlu Halil - - - - - - - - - - - - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed 3 - - - - - - - 2 - - - - 5

41/129 Yağcıoğlu Mehmed - - - 2 - - - - 1 - - 2 - 5

42/131 İmirzaoğlu Süleyman 5 - - 1 - - - - 2 1 - - - 9

43/134 Karamustafaoğlu

Süleyman

- - - - - - - - - - - -

-

 -

44/137 Ekşioğlu Ahmed 6 - 1 - - - - - 4 1 - - - 12

 Toplam 304 3 19 37 17 31 3 2 101 33 3 3 4 560 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

150

Tablo-8: Küçükbaş Hayvan Bilgileri (adet/re's)

Hane/

No

Hane Sahibi

Koyun

Keçi

Kuzu

Oğlak

Küçükbaş

Hayv.

Toplamı

1/1 Karagözoğlu Molla Musa 4 8 4 8 24

2/2 Karagözoğlu Ali 4 6 4 6 20

3/5 Karagözoğlu Mehmed 4 5 4 5 18

4/8 Emiroğlu Mehmed 9 11 9 11 40

5/12 Emiroğlu Halil 8 6 6 6 26

6/14 Hatipoğlu Molla Halil 4 2 - 2 8

7/15 Tortoroğlu Mehmed - - - - -

8/18 Emiroğlu İbrahim 3 4 3 4 14

9/24 İmirzaoğlu Şerif 16 17 16 17 66

10/28 Köseoğlu Yusuf 2 2 4

11/31 Hatipoğlu Murad 8 7 8 7 30

12/33 Hatipoğlu Veli 3 8 3 8 22

13/39 Hatipoğlu Hüseyin 9 7 9 7 32

14/43 Hatipoğlu Abdullah 13 14 13 14 54

15/47 İsaoğlu Mustafa 12 4 13 4 33

16/50 Kemaloğlu Muharrem - - - - -

17/51 Kemaloğlu Halil - 5 - 5 10

18/54 Kemaloğlu Kemal 4 8 4 8 24

19/56 Ekşioğlu Musa 6 4 6 4 20

20/60 Ekşioğlu Hüseyin 5 5 5 5 20

21/63 Ekşioğlu Halil 4 4 4 4 16

22/67 Musaoğlu Musa - 10 - 10 20

23/71 Sarsoğlu İsmail - 4 - 4 8

24/76 Hatipoğlu Ömer 10 6 10 6 32

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir - - 9 10 19

26/81 İsmailcikoğlu Hasan 6 6 6 6 24

Yok Sarsoğlu Mustafa - - - - -

27/86 İsmailcikoğlu Ali 6 2 6 2 16

28/89 Emiroğlu Ömer 9 4 9 4 26

29/93 Emiroğlu Halil 6 1 6 1 14

30/94 Köseoğlu Halil 4 2 - - 6

31/99 Köseoğlu Himmet 4 - 4 - 8

32/103 Memişoğlu Hasan 4 - 4 - 8

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla Ali 6 6 6 6 24

34/108 Balcıoğlu Süleyman - - - - -

35/112 Sinanoğlu Hasan 3 - 3 - 6

36/117 Solakoğlu Abdil - - - - -

37/118 Karaalioğlu Süleyman 3 3 3 3 12

38/121 Kemaloğlu Hüseyin - 5 - 5 10

39/127 Emiroğlu Halil - - - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed - 1 - - 1

41/129 Yağcıoğlu Mehmed - 10 - - 10

42/131 İmirzaoğlu Süleyman 5 - - - 5

43/134 Karamustafaoğlu Süleyman - - - - -

44/137 Ekşioğlu Ahmed 7 - - - 7

Toplam 189 187 177 184 737

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

151

Tablo-9: Yük ve Binek Hayvan Bilgileri (adet/re's)

Hane/

No

Hane Sahibi

Merkep

Boz

Merkep

Dölsüz

Merkep

Kısrak

Boz

Kısrak

Taylı

Kısrak

Dölsüz

Kısrak

Tay

Toplam

Hayvan

1/1 Karagözoğlu Molla Musa - - - - - - - - -

2/2 Karagözoğlu Ali - - 1 - - - - - 1

3/5 Karagözoğlu Mehmed - - - - - - - - -

4/8 Emiroğlu Mehmed - - 3 1 1 5

5/12 Emiroğlu Halil - - - - - - - - -

6/14 Hatipoğlu Molla Halil - - - - - - - - -

7/15 Tortoroğlu Mehmed - 1 - - - - - - 1

8/18 Emiroğlu İbrahim 2 - - - - - - - 2

9/24 İmirzaoğlu Şerif - 3 - - - 1 - - 4

10/28 Köseoğlu Yusuf - - 2 1 - - 1 - 4

11/31 Hatipoğlu Murad 1 2 - - - - - - 3

12/33 Hatipoğlu Veli 1 - - - - - - - 1

13/39 Hatipoğlu Hüseyin - 1 - - - - - - 1

14/43 Hatipoğlu Abdullah 1 3 - - 2 1 - - 7

15/47 İsaoğlu Mustafa 1 - - - - - - - 1

16/50 Kemaloğlu Muharrem - - - - - - - - -

17/51 Kemaloğlu Halil 1 1 - - - - - - 2

18/54 Kemaloğlu Kemal 1 1 - - - - - 1 3

19/56 Ekşioğlu Musa - - - 1 2 1 - 1 5

20/60 Ekşioğlu Hüseyin - 4 - 1 1 - - 6

21/63 Ekşioğlu Halil - - - - 1 - - - 1

22/67 Musaoğlu Musa - 1 - - - - - 2 3

23/71 Sarsoğlu İsmail - 2 - - - - - - 2

24/76 Hatipoğlu Ömer 1 - - - 2 - - - 3

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir - 1 - - 2 - - 1 4

26/81 İsmailcikoğlu Hasan - 2 - - - - - - 2

Yok Sarsoğlu Mustafa - 1 - - - - - - 1

27/86 İsmailcikoğlu Ali 1 - - - - - 4 - 5

28/89 Emiroğlu Ömer - 1 - - - - - - 1

29/93 Emiroğlu Halil - 2 - - - - - - 2

30/94 Köseoğlu Halil - 2 - - - - - - 2

31/99 Köseoğlu Himmet - - - - - - - - -

32/103 Memişoğlu Hasan - - - - - - - - -

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla Ali - 2 - - 1 - - - 3

34/108 Balcıoğlu Süleyman - - - - - - - - -

35/112 Sinanoğlu Hasan 1 - - - - - 1 - 2

36/117 Solakoğlu Abdil - - - - - - - - -

37/118 Karaalioğlu Süleyman 2 - - - - - - - 2

38/121 Kemaloğlu Hüseyin - 2 - - - - - - 2

39/127 Emiroğlu Halil - - - - - - - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed - - - - - - - - -

41/129 Yağcıoğlu Mehmed 1 - - - - - - - 1

42/131 İmirzaoğlu Süleyman - - - - - - - - -

43/134 Karamustafaoğlu Süleyman - - - - - - - - -

44/137 Ekşioğlu Ahmed - 3 - 1 - 1 - - 5

Toplam 14 35 6 5 10 5 7 5 87

 

Köyde bulunan büyükbaş hayvanlar genel olarak, cinsleri, renkleri, kısır ya da sağmal veya erkek-dişi oluşları ayrı ayrı

belirtilmiş, bazı hayvanların ise nitelikleri belirtilmemeden sadece isimlerinin yazılması yeterli görülmüştür.

Sonuç olarak bakıldığında 3 hane sahibine ait hiç büyükbaş hayvan kaydı bulunmazken, 7 hane sahibinin küçükbaş ve 13 hane

sahibinin de yük ve binek hayvanı bulunmamaktadır. Bunlardan Karamustafaoğlu Süleyman, Emiroğlu Halil ve Balcıoğlu

Süleyman'ın ise bahsedilen hayvanlardan hiçbirine sahip olmadıkları görülmektedir.

4.1. Arıcılık

Bezirgân Köyüne ait temettuat defteri kayıtlarında 1845 yılında 10 hane sahibinin kovan vergisi kaydı olmasına rağmen bunların

ne kadar arı yetiştirdiğine dair bilgi yoktur. Fakat ödedikleri kovan vergilerinden kimin en fazla yahut en az arı kovanınan sahip

olduğunu anlayabiliyoruz. Buna göre köyde, ödediği 20 kuruş kovan rüsumu ile 19 numaralı hanede ikamet eden Ekşioğlu Musa Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

152

en fazla arı kovanına sahipken bunu İmirzaoğlu Şerif, Hatipoğlu Abdülkadir, Emiroğlu Mehmed, Musaoğlu Musa, Karagözoğlu

Mehmed, Emiroğlu Halil, Hatipoğlu Hüseyin, Hatipoğlu Ömer ve İsmailcikoğlu Ali takip etmektedir.

Tablo-10: Arıcılık Bilgileri

Hane/No Hane Sahibi Ödediği Kovan Rüsumu

(Kuruş)

3/5 Karagözoğlu Mehmed 2

4/8 Emiroğlu Mehmed 4

5/12 Emiroğlu Halil 2

9/24 İmirzaoğlu Şerif 5,5

13/39 Hatipoğlu Hüseyin 2

19/56 Ekşioğlu Musa 20

22/67 Musaoğlu Musa 2,5

24/76 Hatipoğlu Ömer 2

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir 4,5

27/86 İsmailcikoğlu Ali 2

 46,5

5. BEZİRGÂN KÖYÜNDE İKTİSADİ DURUM

5.1. Gelirler

Bezirgân Köyüne ait temettüât defterinde kayıtlı hane reisler aynı zamnda vergi mükellefi olan kişilerdir. Bunların gelir

miktarları ve yıllık toplamları ayrı ayrı belirtilmiştir. Defterin en sonunda ise köyün yıllık tahminen toplam geliri verilmiştir.

Köyün gelirlerini tarım, hayvancılık, meslek ve diğerleri olmak üzere gruplandırmak mümkündür. Tarım geliri; ekili-dikili tarım

alanlarını yani tarla ve diğer arazilerden elde edilen gelirleri, Hayvancılık geliri; sağmal inek, karasığır ineği, sağmal koyun,

sağmal keçi, dişi merkep, döllü merkep, kısrak, taylı kısrak ve arı kovanından elde edilen gelirleri, meslek gelirleri ise;

hizmetkârlık, çobanlık gibi mesleklerden elde edilen gelirler, diğerleri de kira, değirmen v.s. gibi gelirlerini kapsamaktadır.

 

Tablo-11: Köydeki Gelir Grupları

Tarımdan elde edilen gelir 33.129 kuruş, büyükbaş hayvancılıktan 677 kuruş, küçükbaş hayvancılıktan 2.813, yük ve binek

hayvanlarından 395, meslek ve diğer kategorilerden toplanan gelirler de 560 kuruştur.

Gruplandırdığımız gelirler arasında bir kıyaslama yapılacak olursa, köyün en büyük gelir kaynağını tarım ürünleri

oluşturmaktadır. İkinci sırada hayvancılık gelirleri, (bunların içinde de en çok küçükbaş hayvan gelirleri olmak üzere büyükbaş

hayvan gelirleri ve yük ve binek hayvan gelirleri) üçüncü sırada meslek ve diğer kategorideki gelirler gelmektedir.

Bezirgân Köyünde yıllık gelirin yaklaşık % 88’ini tarım gelirleri, % 10’unu hayvancılık, % 2’sini de meslek ve diğer

kategorideki gelirler oluşturmaktadır. Tarım sektöründen toplam hane başına, yıllık gelir yaklaşık 753 kuruş, büyükbaş

hayvancılıktan 15 kuruş, küçükbaş hayvancılıktan 64 kuruş ve diğer gelir gruplarından ise 12,5 kuruş düşmektedir. Köyün toplam

geliri 38.032 kuruş olup, toplam gelirlerden ise hane başına yaklaşık 864 kuruş düşmektedir.

5.1.1. Tarım Gelirleri

Bezirgân Köyünde bulunan arazilerde buğday, arpa, yulaf, nohut ve burçak gibi tarım ürünlerinin yetiştiğini daha önce

belirtmiştik. Köyde mezru tarla olarak kaydedilen arazi toplamı 853 dönümdür. Köyde üzerinde hiç arazi kaydı olmayanlar (6

hane sahibi) olduğu gibi; 1 ile 48 dönüm arasında değişen arazilere sahip olanlar da vardır. Tarım ürünlerinden elde edilen

gelirler de arazilerin azlık ve çokluğu ile yakından ilgilidir. Fakat bu en fazla araziye sahip olan en fazla gelire sahip anlamıda da

değildir. Çünkü daha az döneüme sahip olup da en fazla araziye sahip olandan daha fazla gelire sahip olan aile reisleri de

bulunmaktadır. Örnek olarak verecek olursak; 33/105 numaralı hanede mukim Kel Ahmetoğlu Molla Ali'nin 30 dönüm

 

** Burada belirtilen gelir 1260 ve 1261 senelerinin ortalamasıdır. Kayıtlarda her iki yıla ait gelirlerde farklılıklar vardır.

Gelir Grubu Türü Miktarı

(Kuruş)

Hane Başına Düşen

Yıllık Gelir Miktarı

(Kuruş)

%

Tarım Mezru Tarla 33.129** 753 88

Büyükbaş Hayvan Sağman İnek, Yoz Hayvan vs. 677 15

10

Küçükbaş Hayvan Koyun 1.504 34

Keçi 1.309 30

Yük ve Binek Hayvanı Merkep, kısrak vs. 395 9

Meslek ve Diğer

Çobanlık 200 4,5

Değirmencilik 310 7 2

Afyondan elde edilen 50 1

 38.032 864 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

153

arazisinden yıllık ortalama geliri 2.840 kuruş iken, 13/39 numaralı hane sahibi Hatipoğlu Hüseyin'in 48 dönüm arzisinden geliri

1.250 kuruştur. Buradan da fazla gelir için sadece arazinin çok olması değil, aynı zamanda verimli olması gerektiği anlaşılır.

Bezirgân Köyünde ekili (tarla) tarım alanları 853 dönüm olup, bu arazilerden H. 1260 yılında 38.675 kuruş ve 1261 yılında

27.845 kuruş olmak üzere iki yılda toplam 66.160 kuruş gelir elde edilmiştir. Bunun ortalamasını alacak olursak yıllık arazilerden

köylülerin elde ettiği ortalama gelir de 33.080 kuruş olur. Ekili tarım alanlarından dönüm başına ise yaklaşık 39 kuruş gelir

sağlanmıştır61

.

5.1.2. Hayvan Gelirleri

Kasaba, köy, mezralarda tarım ve hayvancılık önemli bir geçim kaynadır62. Yerleşim yerlerinin bulunduğu coğrafyaya göre

bazen arazi gelirleri bazen de hayvan gelirleri ön plana çıkabilir. Bezirgân Köyünde toplam gelirler içerisinde arazi gelirleri % 80

civarında iken hayvanlardan elde edilen gelir % 10 civarındadır.

Sağman inek, yoz hayvan gibi büyükbaş hayvanlardan 677 kuruş, koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlardan 2.813 kuruş,

merkep, kısrak gibi yük ve binek hayvanlarından da 395 kuruş gelir elde edilmiştir. Bu verilerden hareketle, toplam hayvancılık

hasılatında ilk sırayı küçükbaş hayvancılık hasılatı almaktadır. İkinci sırada büyükbaş hayvancılık, sonra da yük ve binek

hayvancılık hasılatı gelmektedir. Köyde arıcılık yapıldığı fakat arıcılık geliri ile ilgili kayıt olmadığını da daha önce belirtmiştik.

Toplam hayvancılık hasılatı içinde % 72,4 payla birinci sırada bulunan küçükbaş hayvancılık hasılatı 2.813 kuruştur. Bezirgân

Köyünde sağmal koyun ve sağmal keçi hasılat getirmiştir. Kuzu ve oğlak için hasılat kaydı bulunmamaktadır. Köyde küçükbaş

hayvan yetiştiriciliği önemli bir yer tutmaktadır. Dolayısıyla köylülerin et, süt, yün, deri ve yapağı ihtiyacını karşılamak amacıyla

küçükbaş hayvan yetiştirdiklerini söyleyebilirz. Bu arada küçükbaş hayvanların eti ve yünü, derisi ve gübresi kadar köylünün

günlük yaşantısında büyük bir yer tutan süt ve süt ürünlerin de çok önemli olduğunu vurgulamak gerekir.

Yine toplam hayvancılık hasılatı içinde % 17,4 ile büyükbaş hayvancılık geliri iknci sırada iken bunu % 10,2 ile yük ve binek

hayvanları gelirleri takip etmektedir.

Hangi hane sahibinin ne kadar hayvana sahip olduğu ve bunlardan elde ettiği gelirlerin miktarı aşağıdaki tablodan daha detaylı

görülebilir.

 

 

61 Köyde hangi hane sahibinin kaç dönüm arazisi olduğu ve bu arazilerden ne kadar gelir elde ettiği Tablo-5'te ayrıntılı olarak

verilmiştir.

62 Bozkurt, a.g.m., s. 58. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

154

Tablo-12: Hayvan Cinsleri, Sayıları ve Gelirleri Toplamı Hane/No

Hane Sahibi Büyükbaş

Hayvan Toplamı

Küçükbaş

Hayvan Toplamı

Yük ve Binek

Hayvanları

Toplamı

Diğer

Gelirlerle

Birlikte

Toplam

Hasılat

 Sayı Hasılat Sayı Hasılat Sayı Hasılat

1/1 Karagözoğlu Molla Musa 12 13 24 88 - - 116

2/2 Karagözoğlu Ali 11 5 20 74 1 - 958

3/5 Karagözoğlu Mehmed 9 12 18 67 - - 954

4/8 Emiroğlu Mehmed 29 40 40 149 5 20 1.269

5/12 Emiroğlu Halil 19 10 26 98 - - 1.335

6/14 Hatipoğlu Molla Halil 8 20 8 46 - - 1320

7/15 Tortoroğlu Mehmed 2 - - - 1 - 305

8/18 Emiroğlu İbrahim 12 2 14 52 2 15 1.112

9/24 İmirzaoğlu Şerif 36 67 66 247 4 20 1.254

10/28 Köseoğlu Yusuf 14 12 4 14 4 20 816

11/31 Hatipoğlu Murad 16 30 30 113 3 15 826

12/33 Hatipoğlu Veli 13 25 22 80 1 15 1.100

13/39 Hatipoğlu Hüseyin 25 16 32 121 1 1.387

14/43 Hatipoğlu Abdullah 32 23 54 202 7 35 1.745

15/47 İsaoğlu Mustafa 21 32 33 124 1 15 1.251

16/50 Kemaloğlu Muharrem 2 - - - - - -

17/51 Kemaloğlu Halil 12 20 10 35 2 15 800

18/54 Kemaloğlu Kemal 14 28 24 88 3 15 911

19/56 Ekşioğlu Musa 21 10 20 76 5 40 1.283

20/60 Ekşioğlu Hüseyin 22 30 20 75 6 40 1.497

21/63 Ekşioğlu Halil 6 20 16 60 1 - 1.462

22/67 Musaoğlu Musa 16 30 20 70 3 - 1.105

23/71 Sarsoğlu İsmail 6 3 8 28 2 - 593

24/76 Hatipoğlu Ömer 17 32 32 122 3 15 1.074

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir 7 - 19 - 4 - 1.018

26/81 İsmailcikoğlu Hasan 24 14 24 90 2 - 959

Yok Sarsoğlu Mustafa 2 - - - 1 - 215

27/86 İsmailcikoğlu Ali 23 14 16 62 5 15 1.156

28/89 Emiroğlu Ömer 16 10 26 100 1 - 1.490

29/93 Emiroğlu Halil 16 26 14 55 2 - 856

30/94 Köseoğlu Halil 10 6 6 46 2 - 927

31/99 Köseoğlu Himmet 7 4 8 32 - - 253

32/103 Memişoğlu Hasan 3 3 8 32 - - 135

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla Ali 25 38 24 90 3 - 1.535

34/108 Balcıoğlu Süleyman - - - - - -

35/112 Sinanoğlu Hasan 2 - 6 24 2 15 724

36/117 Solakoğlu Abdil 3 - - - - - 155

37/118 Karaalioğlu Süleyman 8 23 12 45 2 30 920

38/121 Kemaloğlu Hüseyin 8 5 10 35 2 - 745

39/127 Emiroğlu Halil - - - - - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed 5 3 1 7 - - 750

41/129 Yağcıoğlu Mehmed 5 - 10 70 1 15 305

42/131 İmirzaoğlu Süleyman 9 25 5 40 - - 730

43/134 Karamustafaoğlu Süleyman - - - - - - -

44/137 Ekşioğlu Ahmed 12 26 7 56 5 40 1.029

 Toplam 560 677 737 2.813 87 395 38.032

5.1.3. Diğer Gelirler

Bu başlık altında incelenen gelirler de şöyledir: Köyde iki kişi çoban olarak kaydedilmiş ve bunların çobanlıktan elde ettiği gelir

toplamı 200 kuruş olarak kaydedilmiştir. Yine bir her biri farklı hanelerde ikamet eden 4 kardeşin ortak bir değirmen işlettiği

kayıtlardan anlaşılıyor. Değirmenden elde edilen gelir toplamı da 310 kuruş olarak kaydedilmiştir. Bunların haricinde bir hane

sahibinin afyon ektiği ve 50 kuruş gelir elde ettiği de yine kayıtlardan anlaşılmaktadır.

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

155

5.1.4. Gelir Dağılımı

Bezirgân köyünün gelir kaynakları incelendiğinde en önemli payı ziraat gelirlerinin oluşturduğu görülür. Diğer gelir kaynaklarını

ise, hayvancılık, çobanlık, değirmencilik gelirleri oluşturur. Toplam 46 hane içerisinde hiç geliri olmayan 4 hane sabibi vardır.

Bunlar yaşlı, bakıma muhtaç veya askerde olan kişilerdir. Bunların haricinde 100 kuruşun altında geliri olan yoktur.

100-199 kuruş arası gelire sahip olan 3 hane, 200-299 kuruş arası 2 hane, 300-499 kuruş arası 2 hane, 500-699 kuruş arası 1 hane,

700-899 kuruş arası 9 hane, 900-1.099 kuruş arası 9 hane, 1100-1.399 kuruş arası 11 hane, 1400-1.699 kuruş arası 4 hane ve

1.500 ve üzeri kuruş arası 1 hanedir.

Genel olarak gelir dağılımına bakıldığında, fakir durumda gözüken, ya da başkalarına muhtaç durumda olan dört hane sahibi

hariç, köyün hane sahiplerinin gelir düzeyleri iyi durumdadır.

Tablo-13: Bezirgân Köyünde Gelir Dağılımı (Kuruş olarak)

Hane

sayısı

0 100-

199

200-

299

300-

499

500-699 700-

899

900-

1.099

1.100-

1.399

1.400-

1699

1500+

46 4 3 2 2 1 9 9 11 4 1

Grafik-2: Bezirgân Köyünde Gelir Dağılımı

6. VERGİLER (GİDERLER)

6.1. Vergü-yi Mahsusa, Öşür (Aşar), Adet-i Ağnam Rüsumu, Kovan Rüsumu

Tanzimat’ın ilanına kadar Osmanlı Devletinde Müslümanlardan farklı gayrimüslimlerden farklı olarak değişik isimler altında

çeşitli vergiler alınıyordu. 1839’da Tanzimat’ın ilanıyla birlikte tebaanın sosyal, hukuki ve mali bakımdan eşitliği kabul

edildiğinden o zamana kadar alınan vergilerden vazgeçilerek bunların yerine tek bir vergi alınması prensibi getirildi. Bu da

“vergü-yi mahsusa” veya “an-cemaatin” diye isimlendirilmiştir. 1840 yılından itibaren yürürlüğe konmuştur ve herkesin gelirine

göre vergi vermesi amaçlanmıştır. Bu verginin alınabilmesi için de vatandaşın gelirinin bilinmesi gerekiyordu. Bu amaçla

muhassılların nezaretinde olmak üzere bütün mal, mülk ve hayvanları içine alan temettü (gelir) sayımı yapılmaya başlandı ve

vergiler tespit edilip köy veya mahallelerin ödeyecekleri miktarlar belirlenmişti. Köy muhtar ve imamları ile papazlar eliyle

toplanacak verginin dağılımı herkesin ekonomik durumuna göre ayarlandı63

.

Diğer bir vergi çeşidi de öşür idi. Arapça onda bir demek olan öşr, terim olarak hububattan alınan vergi yerinde kullanılmıştır.

İlkin şeri hükme dayanılarak hububattan onda bir alındığı için bu tabir meydana gelmiş olup, çoğuluna da aşar denilmekteydi.

Tanzimattan sonra maarif ve menafi‘ hisseleri artırılmak suretiyle hububattan alınan vergi sekizde bir olmuştur64

.

Aşar vergisi zirai alanda her mahsülden alınmaktaydı. Her türlü hububattan, bostanlarda yetiştirilen ürünlerden, meyve

ağaçlarından, bağlardan, otlaklardan ve diğer zirai mahsüllerden bu vergi alınmış ve tahsili de aynî, nakdî ve maktû‘ olmak üzere

üç şekilde yapılmıştır65

.

Bezirgân Köyünde vergi-yü mahsusa ve öşürden başka alınan vergiler de vardır. Bunlar da küçükbaş hayvandan alınan "ağnam

resmi (rüsumu)" ve "kovan resmi"dir.

Ağnam resmi Osmanlı resmî kayıtlarında resm-i ganem, âdet-i ağnâm şekillerinde de geçer. Şer‘î vergilerden sayılan ağnam

resmine bazı sancak kanunnâmelerinde âdet-i zekât da denmektedir. Bu vergi genellikle koyun yavruladıktan sonra nisan veya

mayıs aylarında alınır, kuzulu koyun kuzusu ile bir hesaplanırdı. Vergi miktarı Fâtih kanununa göre üç koyundan bir akçe iken

 

63 Mübahat S. Kütükoğlu, “Osmanlı İktisadi Yapısı”, Osmanlı Devleti Tarihi c. II, Ed. Ekmeleddin İhsanoğlu, İstanbul 1999, s.

541-542; Vedat Eldem, Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Şartları Hakkında Bir Tetkik, Ankara 1994, s. 178-179.

64 Pakalın, ags, s. 746; ayrıca Osmanlı Devletinde vergiler hakkında geniş bilgi için bkz., Musa Çadırcı, Tanzimat Döneminde

Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yapısı, TTK yay., Ankara 1997, s. 105-11 ve 340-348.

65 Bezirgan Köyünde öşür vergisi nakdî olarak alınmıştır. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

156

daha sonra iki koyundan bir akçe olarak tesbit edilmişti. Ancak bu miktar bölgelerin özelliklerine göre değişiyordu. Ağnam resmi

bilhassa XVIII. yüzyıllarda hazinenin önemli bir kalemi haline geldi ve düzenli gelirler arasına girdi. Bu verginin bazı yeni

düzenlemelerle Tanzimat’tan sonra da alınmasına devam edildi66. Kovan resmi ise arıcılık yapanlardan alınan vergi türüdür.

Bezirgân Köyünde daha çok hububat ürünlerinden vergi alındığı görülmektedir. Bu ürünler de başta buğday olmak üzere, arpa,

yulaf, burçak ve nohuttur.

Hububat ürünlerinden alınan öşür vergisini kendi aralarında kıyaslarsak, en fazla vergisi alınan ürün buğdaydır. Bunu arpa ve

diğer ürünler takip etmiştir.

Bezirgân Köyünde toplam 44 haneden 39 hane sahibi vergi türlerinin hepsinden veya bazılarından vergi verirken, 5 hane reisi hiç

vergi vermiyordu. Köyün ödediği toplam vergi miktarı 8.861,5 kuruştu. Buna göre hane başına ortalama 201 kuruş vergi

düşüyordu.

Köyde, yaşlı olan ve pirifani olarak kaydedilen Kemaloğlu Muharrem, Hizmetkâr olarak kaydedilen Memişoğlu Hasan, Ziraat

erbabı olarak kaydedilen Balcıoğlu Hasan, yardıma muhtaç olduğu belirtilen Emiroğlu Halil ve asker olarak kaydedilen

Karamustafaoğlu Süleyman'a ait herhangi bir vergi kaydı yoktur. Bunların yanında köyün gönüllü imamı olarak kaydedilen

Karagözoğlu Molla Musa'nın da sadece ağnam rüsumu kaydı vardır. Zikredilen görevinden dolayı diğer vergilerden muaf olduğu

belirtilmiştir.

Köyün vergü-yi mahsusası ise 4.819 kuruş, aşar rüsumu 3.867,5 kuruş, kovan rüsumu 46,5 kuruş, ağnam rüsumu da 128,5 olarak

kaydedilmiştir. Bunlara göre de hane başına yaklaşık 110 kuruş vergü-yi mahsusa, 88 kuruş aşar rüsumu, 1,04 kuruş kovan

rüsumu ve 3 kuruş da ağnam rüsumu düşmektedir.

Köyde hane sahiplerinin ödediği vergi türleri ve miktarları Tablo-13'te ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

 

 

66 Feridun Emecen, "Ağnam Resmi", DİA, cilt: 1, yıl: 1988, s. 478-479. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

157

Tablo-14: Bezirgân Köyü Hane Sahiplerinin Ödediği Vergiler (Kuruş)

Hane/No Hane Sahibi Mesleği Vergi-yü

Mahsusa

Aşar

Rüsumu

Toplamı

(1260)

Kovan

Rüsumu

Ağnam

Rüsumu

Toplam

1/1 Karagözoğlu Molla Musa İmam - - - 4 4

2/2 Karagözoğlu Ali Ziraat Erbabı 100 95,5 - 3 198,5

3/5 Karagözoğlu Mehmed Ziraat Erbabı 60 80 2 3 145

4/8 Emiroğlu Mehmed Ziraat Erbabı 160 162 4 8 334

5/12 Emiroğlu Halil Ziraat Erbabı 160 159 2 5 326

6/14 Hatipoğlu Molla Halil Ziraat Erbabı 140 180 - 1,5 321,5

7/15 Tortoroğlu Mehmed Ziraat Erbabı 40 36 - - 76

8/18 Emiroğlu İbrahim Ziraat Erbabı 160 144 - 2 306

9/24 İmirzaoğlu Şerif Ziraat Erbabı 160 124 5,5 289,5

10/28 Köseoğlu Yusuf Ziraat Erbabı 120 98 - 2,5 220,5

11/31 Hatipoğlu Murad Ziraat Erbabı 150 102 - 5 257

12/33 Hatipoğlu Veli Ziraat Erbabı 140 97 - 3,5 240,5

13/39 Hatipoğlu Hüseyin Ziraat Erbabı 160 121 2 8 291

14/43 Hatipoğlu Abdullah Ziraat Erbabı 200 139 - 10 349

15/47 İsaoğlu Mustafa Ziraat Erbabı 160 106 - 5 271

16/50 Kemaloğlu Muharrem Pirifâni (Yaşlı) - - - -

17/51 Kemaloğlu Halil Ziraat Erbabı 110 80 - 2 192

18/54 Kemaloğlu Kemal Ziraat Erbabı 120 106 - 4 230

19/56 Ekşioğlu Musa Ziraat Erbabı 199 153 20 4 376

20/60 Ekşioğlu Hüseyin Ziraat Erbabı 160 139 - 4 303

21/63 Ekşioğlu Halil Ziraat Erbabı 150 138 - 1,5 289,5

22/67 Musaoğlu Musa Ziraat Erbabı 150 117 2,5 4 273,5

23/71 Sarsoğlu İsmail Ziraat Erbabı 100 93 - 3,5 196,5

24/76 Hatipoğlu Ömer Ziraat Erbabı 140 95 2 4 241

25/78 Hatipoğlu Abdülkadir Ziraat Erbabı 160 129 4,5 7 300,5

26/81 İsmailcikoğlu Hasan Ziraat Erbabı 130 76 5 211

Yok Sarsoğlu Mustafa Ziraat Erbabı - 21 - - 21

27/86 İsmailcikoğlu Ali Ziraat Erbabı 150 102 2 4,5 258,5

28/89 Emiroğlu Ömer Ziraat Erbabı 160 141 - 5 306

29/93 Emiroğlu Halil Ziraat Erbabı 160 90 - 2,5 252,5

30/94 Köseoğlu Halil Ziraat Erbabı 110 80 - 2,5 192,5

31/99 Köseoğlu Himmet Ziraat Erbabı 30 39 - 1,5 70,5

32/103 Memişoğlu Hasan Hizmetkâr - - - - -

33/105 Kel Ahmetoğlu Molla Ali Ziraat Erbabı 160 134 - 6 300

34/108 Balcıoğlu Süleyman Ziraat Erbabı - - - - -

35/112 Sinanoğlu Hasan Ziraat Erbabı 100 62 - - 162

36/117 Solakoğlu Abdil Ziraat Erbabı 30 7 - - 37

37/118 Karaalioğlu Süleyman Ziraat Erbabı 100 90 - 2 192

38/121 Kemaloğlu Hüseyin Ziraat Erbabı 110 76 - 2 188

39/127 Emiroğlu Halil yardıma muhtaç - - -

40/128 Abdiloğlu Mehmed Ziraat Erbabı 90 68 1 159

41/129 Yağcıoğlu Mehmed Ziraat erbabı

ve hizmetkâr

40 7 - -

47

42/131 İmirzaoğlu Süleyman Ziraat Erbabı 90 54 - - 144

43/134 Karamustafaoğlu Süleyman Askerde - -

44/137 Ekşioğlu Ahmed Ziraat Erbabı 160 127 - 2 289

 4.819 3.867 46,5 128,5 8.861,5

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

158

Tablo-15: Hane Başına Vergi Dağılımı.

 Hane

Sayısı

Vergi Veren

Hane Sayısı

Vergi Vermeyen

Hane Sayısı

Toplam Vergi

Miktarı (kuruş)

Hane başına Ort. Vergi

Miktarı (kuruş)

Bezirgân 44 39 5 8.861,5 201

7. NÜFUS DEFTERLERİNDE BEZİRGÂN KÖYÜ

XIX. Yüzyılın ortalarında Bezirgân Köyünün sosya ve iktisadi hayatını temettüat defterlerinden inceledik. Bu dönemde

kaydedilen nüfus defterleri verilerine başvurmak da yararlı olacaktır.

Osmanlı İmparatorluğu’nda başlangıçtan itibaren, vergi ve asker toplamak gibi pratik gayeler güden tımar sisteminin bir gereği

olarak, XVII. yüzyıla değin belirli periyotlarla tahrir denilen bir sayım sistemi uygulanmıştır67. Buradan anlaşılacağına göre

Osmanlı İmparatorluğu’nda nüfus sayımı uzun süre, toprak yazımı münasbetiyle yapılmıştır. XVII. Yüzyılda ise nüfus sayımı

yapıldığına dair kayıtlra rastlanılmadığı araştırmacılar tarafından söylenmektedir68

.

XIX. yüzyılda birçok defa nüfus sayımına teşebbüs edilmiş ve bazen kısmi bazen de genel sayımlar yapılmıştır. Bu dönemde

yapılan sayımların en karakteristik özelliği, öncekiler gibi toprak veya mülk yazımı amacıyla değil, doğrudan nüfusu tespit için

yapılmış olmasıdır69

.

Osmanlı Devleti’nde modern anlamında ilk nüfus sayımı II. Mahmud döneminde yapılmıştır. 1831 yılında yapılan bu sayımda

sadece erkek nüfusun miktarı tespit edilebilmiştir. Edirne Antlaşması’nın imzalanmasından sonra mesele yeniden ele alınmış ve

yapılan geniş hazırlıklardan sonra padişah tarafından konuyla ilgili bir irade çıkarılmıştır. Bu iradeyle, Osmanlı ülkesinde

bulunan eyalet, vilayet, kaza, kasaba ve köylerde oturan küçük büyük, İslâm ve reaya erkek nüfusunun yazılması istenmiştir.

Çıkarılan irade ile 1831 yılında başta Rumeli olmak üzere pek çok eyalette sayım yapılmıştır70

.

Osmanlı İmparatorluğunda 1831 sayımından sonra, Serasker Rıza Paşa tarafından orduyu yeniden tanzim etmek ve asker alma

usulünü değiştirmek amacıyla, 1844 yılında modern esaslara göre tüm imparatorluk dâhilinde nüfus sayımı işine girişilmiştir.

Fakat hükümetin bu ciddi adımı halk tarafından tereddütle karşılanmıştır. Halk arasında hükümet tarafından nüfus adedine göre

her vilayet, liva ve kazalara vergiler konulacağı şayiası yayılmış, bundan dolayı da çoğu yerde nüfus, olduğundan daha az

gösterilmek istenmiştir. Sayım esnasında düştüğü hatayı anlayan hükümet, sonuçları başlangıçta yayımlamak istememiştir.

Ancak meseleyle ilgilenen bazı yabancı görevliler, hükümetten aldıkları bu bilgileri yarı resmi mahiyette olmak üzere eserlerinde

yayımlamışlardır71

.

1854’de temettü vergisinin konulması nedeniyle, emlak ile beraber nüfusun da sayılması nizamnameye konulmuş, fakat bu da

muvaffakiyetle bitirilememiştir. 1856 yılında ise yalnız Anadolu ve Suriye’yi kapsayan bir sayım yapılmış, 1870’de genel nüfus

sayımı için irade çıkarılmış, fakat imparatorluğun içinde bulunduğu sıkıntılı durum nedeniyle uygulamaya geçilememiştir. 1874

yılında Tuna vilayetini kapsayan bir sayımın yapılmasının ardından, 1878’de çok uzun süren yeni bir genel sayım yapılmıştır.

Hatta sadece İstanbul sayımları altı ay kadar sürmüştür72

.

İmparatorlukta modern anlamda yapılan bu ilk nüfus sayımında tutulan defterlerdeki verilerden hareketle, incelediğimiz köylerin

hane nüfuslarının sayısal olarak büyüklüğü, hanedeki fertlerin kuşak ve akrabalık açısından birbirleriyle olan ilişkisi, hane

fertlerinin doğum ve ölüm kayıtları ve yaşlarına dair mevcut verilerden nüfusun yaş ortalaması, doğurganlık ve ölüm oranlarına

ilişkin veriler gibi pekçok alandan bilgilere sahip olunabilmektedir. Defterlerde başta hane reisi olmak üzere her hanede çalışan

veya çalışabilir durumdaki şahısların mesleği, meşgul olduğu işler kaydedilmiş olduğundan bu verilerin de değerlendirilmesi

mümkün olmaktadır. Böylece, imparatorlukta modern anlamda ilk kez yapılan bir nüfus sayımındaki verilerden hareket edilerek

1830’lu yıllarda Bezirgân Köyündeki yaşamın genel görüntüsü ortaya çıkarılabilecektir.

Elimizde Bezirgân Köyüne ait dört nüfus defteri bulunmaktadır. Başbakanlık Osmanlı Arşivinde "NFS. d." koduyla kayıtlı bu

defterlerin numaraları 1554, 1597, 1598 ve 1599'dur. 1598 ve 1599 numaralı defterlerdeki bilgiler birkaç istisna dışında birbirinin

aynıdır. Defterlerden sadece 1597 numaralı olanının tarihi bulunmaktadır. 10 Mayıs 1834 tarihli bu defterden hareketle de diğer

defterlerin ne zaman tutulduğuna dair tahmini bir tarih verebiliyoruz. Buna göre 1554 numaralı defterin 1831'de yani ilk nüfus

sayımının yapıldığı yılda kaydedildiği, 1598 ve 1599 numaralı defterlerin de 1840'lı yıllara ait olduğu ifade edilebilir.

Bunların yanında her dört defter şekil bakımından birbirinden farklı olmakla birlikte bilgi bakımından birbirine benzemektedir.

Defterlerde "Karye-i Bazergân der Nahiye-i Gireği", "Karye-i Bazergân Tâbi-i Gireği", ifadeleri vardır. Dolayısıyla Bezirgân

Köyü bu tarihlerde Kütahya'nın Gireği Nahiyesine bağlı bir köy durumundadır.

 

67 Hasan Yüksel, “Osmanlı’da Modern Anlamda Yapılan İlk Nüfus Sayımına Göre Divriği’nin Demografik Yapısı” Nüfusbilim

Dergisi, Sayı: 28-29, Yıl: 2006-2007, s. 73.

68 Enver Ziya Karal, Osmanlı İmparatorluğunda İlk Nüfus Sayımı 1831, Ankara 1943, s.6-7.

69 Yunus Özger, “Tanzimat Öncesi Erzurum Şehrinin Demografik Yapısı”, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Prof.

Dr. Zeki Başar Özel Sayısı, Sayı 29, Erzurum 2006, s. 239.

70 Rumeli ve Anadolu’da nerelerde seçim yapıldığının ayrıntısı için bkz. Karal, a.g.e., s. 13-17; Özger, a.g.m., s. 240.

71 Özger, a.g.m., s. 240.

72 Özger, a.g.m., s. 241. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

159

Defterlerde ilk sırada köyün imamı ve ailesi, ikinci olarak muhtar ve ailesi daha sonra da köyün diğer fertleri kaydedilmiştir.

Defterlerde kişilerin isimleri yazıldıktan sonra (ak sakallı, kır saçlı, bıyıklı vs.) fiziksel özelliklerinden bahsedilmiş ve altta da kaç

yaşında olduğu yazılmıştır. Köy imamı ve muhtardan başka birkaç istisna dışında köydeki hiç kimsenin mesleği ile ilgili bilgi

verilmemiştir.

7.1. "1554" Numaralı Nüfus Defterine Göre Bezirgân Köyü

Bu defterin tahmini olarak 1831 yılında kaydedildiğini belirtmiştik. Defterin ilk sırasına köy imamı Karagözoğlu Seyyid Musa b.

Musa kaydedilmiştir. Yaşı 4573, fiziksel özellikleri de "kır sakallı ve orta boylu" olarak belirtilmiştir.

Köyde toplam 90 erkek nüfusun yaşadığı anlaşılmaktadır. bu 90 kişiden 11'i köydeki misafirler olarak kaydedilmiştir. Bunlar beş

aile olup, Karaalioğlu Abdurrahman b. Abdullah'ın Örencik Köyünden olduğu ve bir yıldır aişesiyle birlikte Bezirgân Köyünde

yaşadığı; Kerimoğlu Kerim b. Mehmed'in Örencik Nahiyesinden geldiği ve bir yıldır ailesiyle köyde misafir olduğu; Cebelü

Muradoğlu Musa b. Murad'ın Gediz kazası Gürlek köyünden geldiği ve altı senedir sığır çobanı olarak köyde bulunduğu;

Demirciören köyünden gelen Hoyratçıoğlu Halil b. Süleyman'ın iki senedir bir ailede hizmetkâr olarak çalıştığı; Tortoroğlu

(Zorzoroğlu) Mehmed b. Mehmed'in de Gireği nahiyesi Sağırlar köyünden geldiği ve köyde birisinin damadı olarak misafir

edildiği anlaşılmaktadır74

.

Köyde yaş gruplarına gelince: 1-5 yaş arası 18, 6-10 yaş arası 7, 11-15 yaş arası 6, 16-20 yaş arası 12, 26-30 yaş arası 6, 31-35

yaş arası 1, 36-40 yaş arası 22, 41-45 yaş arası 8, 46-50 yaş arası 6, 56-60 yaş arası 2, 61-65 yaş arası 1 ve 70 yaşında da 1 kişi

bulunmaktadır. Bunların yanında 21-25 ve 51-55 yaş arası kimse yoktur. Köyde yaş grupları içinde en fazla kişi 22 kişiyle 36-40

yaş grubu arasında olup bunu 18 kişiyle 0-5 yaş arası takip etmektedir. Köyün ortalama yaşı da 26,2 olmaktadır.

Bu tarihlerde (1831) erkekler kadar kadınlar da olduğunu varsayarsak köyün tahmini nüfusunu da 180 olarak söyleyebiliriz.

Tablo-16: "1554" Numaralı Nüfus Defterine Göre Yaş Grupları

Yaş Grubu Sayısı

0-5 18

6-10 7

11-15 6

16-20 12

21-25 -

26-30 6

31-35 1

36-40 22

41-45 8

46-50 6

51-55 -

56-60 2

61-65 1

65+ 1

Toplam 90

Yaş ortalaması 26,2

Tablo-17: "1554" Numaralı Nüfus Defterine Göre Bezirgân Köyü Nüfus Bilgileri

1-Karagözoğlu Seyyid Musa b. Musa, yaşı 45 (Köy imamı, kır sakallı, orta boylu).

2-Kardeşi Seyid Ömer b. Musa, yaşı 60 (Ak sakallı, uzun boylu).

3-Oğlu Seyid Ali b. Ömer, yaşı 40 (Kara sakallı, orta boylu).

4-Diğer oğlu Seyid Mehmed b. Ömer, yaşı 38 (Sarı sakallı, uzun boylu).

5-Torunu Ömer b. Seyid Ali, yaşı 4.

6-Kardeşi Mustafa b. Ali, yaşı 1.

7-Emiroğlu Halil b. İbrahim, yaşı 47 (Kır sakallı, kısa boylu).

8-Oğlu Halil İbrahim b. Halil, yaşı 18 (Uzunca boylu).

9-Emiroğlu Mehmed Emin b. İbrahim, yaşı 45 (Kır sakallı, kısa boylu).

10-Oğlu Mehmed Emin b. Emin, yaşı 28 (Kumral sakallı, orta boylu).

11-Diğer oğlu Ali b. Emin, yaşı 16 (Uzunca boylu).

12-Hatipoğlu Hacı Mehmed b. İdris, yaşı 41 (Kara sakallı, kısa boylu).

13-Tortoroğlu? Ali b. Ahmed, yaşı 30 (Orta boylu, kumral sakallı).

14-Emiroğlu İbrahim b. Ahmed, yaşı 40 (Kumral sakallı, uzunca boylu).

15-Oğlu Abdullah b. İbrahim, yaşı 16 (Orta boylu).

16-Hidağoğlu Mustafa b. Halil, yaşı 70 (Ak sakallı, orta boylu).

 

73 Hem bu defterdeki hem de diğer defterdeki bilgilerle karşılaştırıldığında köy imamı Karagözoğlu Seyyid Musa b. Musa'nın

yaşının yanlış olarak kaydedildiği anlaşılıyor.

74 BOA, NFS. d. nr. 1554. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

160

17-Abdiloğlu Mehmed b. Himmet, yaşı 18 (Ter bıyıklı, uzunca boylu).

18-Köse Mustafa oğlu Süleyman b. Mirza, yaşı 50 (Kır sakallı, kısa boylu).

19-Oğlu İbrahim b. Süleyman, yaşı 6.

20-Diğer oğlu Ali b. Süleyman, yaşı 2.

21-Köseoğlu Mustafa b. Mirza, yaşı 40 (Kumral sakallı, kısa boylu).

22-Oğlu Şerif b. Mustafa, yaşı 3.

23-Diğer oğlu Hasan b. Mustafa, yaşı 2.

24-Köseoğlu Yusuf b. Mirza, yaşı 38 (Kara sakallı, orta boylu).

25-Oğlu Mehmed b. Yusuf, yaşı 18 (Ter bıyıklı, uzunca boylu).

26-Hatipoğlu Murad b. Osman, yaşı 45 (Kara sakallı, orta boylu).

27-Kardeşi Veli b. Osman, yaşı 40 (Kara sakallı, orta boylu).

28-Oğlu Halil b. Veli, yaşı 7.

29-Diğer oğlu Hasan b.Veli, yaşı 2.

30- Hatipoğlu Hüseyin b. Osman, yaşı 38 (Kara sakallı, orta boylu).

31-Kardeşi Ali b. Osman, yaşı 15 (Uzunca boylu).

32-Emin oğlu Mustafa b. Hasan, yaşı 38 (Kara sakallı, uzun boylu).

33-Oğlu Mehmed b. Mustafa, yaşı 2.

34-Kemal oğlu Muharrem b. Mustafa, yaşı 50 (Kır sakallı, orta boylu).

35-Kemal oğlu Hüseyin b. Halil, yaşı 40 (Kumral sakallı, uzun boylu).

36-Oğlu Halil b. Hüseyin, yaşı 18 (Ter bıyıklı, orta boylu).

37-Diğer oğlu Mustafa b. Hüseyin, yaşı 12 (Uzunca boylu).

38-Kemal oğlu Kemal b. Hasan, yaşı 40 (Sarı sakallı, orta boylu).

39-Oğlu Hasan b. Kemal, yaşı 4.

40-Ekşioğlu Musa b. İbrahim, yaşı 45 (Kır sakallı, kısa boylu).

41-Oğlu Ahmed b. Musa, yaşı 16 (Uzunca boylu).

42-Diğer oğlu Hasan b. Musa, yaşı 10.

43-Ekşioğlu Hüseyin b. İbrahim, yaşı 40 (Kumral sakallı, kısa boylu).

44-Oğlu Mehmed b. Hüseyin, yaşı 16 (Orta boylu).

45-Ekşioğlu Ahmed b. Ömer, yaşı 38 (Kumral sakallı, orta boylu).

46-Ekşioğlu Halil b. Halil, yaşı 28 (Kumral sakallı, orta boylu).

47-Kardeşi Mehmed Ali b. Halil, yaşı 7.

48-Emir Musa oğlu Musa b. Mustafa, yaşı 28 (Köse kara sakallı, uzun boylu).

49-Usta Ahmed oğlu Sarı Ali b. İsmail, yaşı 40 (Sarı sakallı, orta boylu).

50-Oğlu İsmail b. Ali, yaşı 13 (Orta boylu).

51-Diğer oğlu Ahmed b. Ali, yaşı 8.

52-Diğer oğlu Hasan Hüseyin b. Ali, yaşı 4.

53-Hatipoğlu Ömer b. Mehmed, yaşı 45 (Kır sakallı, uzun boylu).

54-Kardeşi Köpekçi (Göbekçi?) Kadri b. Mehmed, yaşı 40 (Kara sakallı, uzun boylu).

55-Hatipoğlu Hüseyin b. Veli, yaşı 5.

56-Mühtedi Bekçi Mehmed b. Abdullah, yaşı 28 (Kumral sakallı, orta boylu).

57-İsmail Hüseyin oğlu Murad b. Hasan, yaşı 60 (Ak sakallı, kısa boylu).

58-Oğlu Ali b. Murad, yaşı 18 (Ter sakallı, uzunca boylu).

59-Diğer oğlu Halil b. Murad, yaşı 13 (Orta boylu).

60-Diğer oğlu İsmail b. Murad, yaşı 5.

61-Emiroğlu Osman b Halil, yaşı 50 (Kır sakallı, orta boylu).

62-Oğlu Ömer b. Osman, yaşı 12 (Uzunca boylu).

63-Emiroğlu Koca Halil b. Halil, yaşı 38 (Kır sakallı, orta boylu).

64-Köseoğlu Halil b. Hasan, yaşı 50 (Ak sakallı, orta boylu).

65-Oğlu Hasan b. Halil, yaşı 38 (Kumral sakallı, orta boylu).

66-Diğer oğlu Mehmed b. Halil, yaşı 18 (Ter bıyıklı, uzun boylu).

67-Torunu İbrahim b. Hasan, yaşı 3.

68-Kardeşi Hüseyin b. Hasan, yaşı 1.

69-Köseoğlu Himmet b. Hüseyin, yaşı 50 (Kır sakallı, orta boylu).

70-Memioğlu Kaba Hasan b. Memi, yaşı 45 (Kır sakallı, kısa boylu).

71-Kel Ahmed oğlu Ali b. Abdullah, yaşı 38 (Kumral sakallı, kısa boylu).

72-Oğlu Mustafa b. Ali, yaşı 4.

73-Diğer oğlu Abdullah b. Ali, yaşı 2.

74-Balcıoğlu Süleyman b. Osman, yaşı 40 (Kır sakallı, uzun boylu).

75-Oğlu Osman b. Süleyman, yaşı 11.

76-Diğer oğlu Hüseyin b. Süleyman, yaşı 7.

77-Sinan oğlu Hasan b. Ahmed, yaşı 38 (Kumral sakallı, orta boylu).

78-Solakoğlu abdil b. Hasan, yaşı 40 (Sarı sakallı, uzun boylu).

79-Oğlu Hasan b. Abdil, yaşı 2.

Köydeki MisafirlerDumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

161

1-Karaalioğlu Abdurrahman b. Abdullah, yaşı 65 (Ak sakallı, orta boylu). (Örencik Köyü’nden olup

bir senedir aileleriyle sakindir).

2-Oğlu Süleyman b. Abdurrahman, yaşı 40 (Kara sakallı, orta boylu).

3-Diğer oğlu Mehmed b. Abdurrahman, yaşı 35 (Kumral sakallı, orta boylu).

4-Torunu Hüseyin b. Süleyman, yaşı 4.

5-Kerimoğlu Kerim b. Mehmed, yaşı 40 (Kara sakallı, orta boylu), (Örencik nahiyesinde Küfi?

Karyeli bir senedir oğullarıyla misafir.

6-Oğlu Ömer b. Kerim, yaşı 18 (Ter bıyıklı, orta boylu).

7-Cebelü Muradoğlu Musa b. Murad, yaşı 45 (Kumral sakallı, orta boylu), (Gediz kazası Gürlek

köyündendir. Altı senedir sığır çobanı olarak misafirdir.

8-Oğlu ali b. Musa, yaşı 7.

9-Diğer oğlu Mehmed b. Musa, yaşı 2.

10-Hoyratçıoğlu Halil b. Süleyman, yaşı 18 (Uzunca boylu), (Demirciören köyünden olup, iki

senedir bekçi Kadri hizmetkârı ve misafiridir.

11-Tortoroğlu (Zorzoroğlu) Mehmed b. Mehmed, yaşı 28 (Ter bıyıklı, orta boylu), (Gireği nahiyesi

Sağırlar köyündendir. Bir senedir Hacı Mehmed damadlığıyla misafirdir.

7.2. "1597" Numaralı Nüfus Defterine Göre Bezirgân Köyü

Bu defterin kaydedildiği tarih 10 Mayıs 1834 (1 Muharrem 1250)'tür. Defterin ilk sırasına yine köy imamı Karagözoğlu Seyyid

Musa b. Musa kaydedilmiştir. Yaşı 50, fiziksel özellikleri de "kır sakallı" olarak belirtilmiş ve boyu hakkında bilgi

verilmemiştir75

.

Köyde misafirlerle birlikte toplam 107 erkek nüfusun yaşadığı anlaşılmaktadır. Bir o kadar da kadın olduğu varsayılırsa köyün

toplam nüfusu 1834 yılında 214 olarak söylenebilir.

Tablo-18: "1597" Numaralı Nüfus Defterine Göre Yaş Grupları

Yaş Grubu Sayısı

0-5 31

6-10 9

11-15 8

16-20 10

21-25 1

26-30 8

31-35 3

36-40 7

41-45 9

46-50 -

51-55 10

56-60 3

61-65 1

66-70 3

71-80 4

Toplam 107

Yaş ortalaması 25,8

Tablo-19: "1597" Numaralı Nüfus Defterine Göre Bezirgân Köyü Nüfus Bilgileri

Sıra İsim Yaşı Diğer Özellikleri

1 Karagözoğlu Seyyid Musa b. Musa 50 Köy imamı, kır sakallı

2 Kardeşi Seyid Ömer b. Musa 80 Ak sakallı, uzun boylu (Ölümü 1252?)

3 Oğlu Seyid Ali b. Ömer 45 Kumral sakallı, orta boylu

4 Diğer oğlu Seyid Mehmed b. Ömer 45 Sarı sakallı, uzun boylu (Alttaki not: Oğlu Ali

veledi merkum, doğumu. 17.Ca.1250).

5 Torunu Seyid Ömer b. Ali 7 -

6 Diğer torunu Seyid Halil b. Mehmed 4 -

7 Diğer oğlu İbrahim b. Mehmed 1 -

8 Diğer torunu Mustafa b. Ali 3 -

9 Emiroğlu Seyyid Mehmed Emin b. İbrahim 70 Köy muhtarı, Kır sakallı.

10 Oğlu Mehmed Emin b. Emin 30 Müzellef76 sakallı

11 Diğer oğlu Seyyid Ali b. Emin 18 Ter bıyıklı,

 

75 BOA, NFS. d. nr. 1597.

76 Yüzünde yeni yeni tüyler çıkan. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

162

Alttaki not: Oğlu Hasan, 1250 doğumlu?

12 Emiroğlu seyyid Halil b. İbrahim 75 Ak sakallı (altta bir tarih var. Ölüm tarihi olabilir.

27 Ş 1251)

13 Oğlu Seyyid Halil İbrahim b. Halil 20 Ter bıyıklı

14 Hatipoğlu Seyyid Hacı Mehmed b. Bekir 50 Kara sakallı (altta bir tarih var. Ölüm tarihi olabilir.

1252)

15 Oğlu Seyyid Molla Halil b. Mehmed 30 Kütahya Medresesi defterinde olup karyesinde

mevcut. Müzellef.

16 Zorzoroğlu Seyyid Mehmed b. Mehmed 30 Kumral sakallı,

17 Oğlu Ramazan b. Mehmed 1 -

18 İmiroğlu (Eymiroğlu) Seyyid İbrahim b. Ahmed 45 Kır sakallı

19 Oğlu Seyyid Abdullah b. İbrahim 19 -

20 Köseoğlu Mustafa b. Mirza 45 Kumral sakallı

 Oğlu Hasan Altta bir tarih var. Doğum tarihi olabilir. 1250

21 Oğlu Şerif b. Mustafa 5 Altta bir tarih var. Doğum tarihi olabilir. 1250

22 Diğer oğlu Seyyid Hasan b. Mustafa 3 -

23 Köseoğlu Yusuf b. Mirza 50 Kır sakallı

24 Oğlu Seyyid Mehmed b. Yusuf 22 Ter bıyıklı

25 Hatipoğlu seyyid Murad b. Osman 42 Köse sakallı

26 Karındaşı Veli b. Osman 39 Altta bir tarih var. Ölüm tarihi olabilir. 1255

27 Oğlu Seyyid Halil b. Veli 8 -

28 Diğer oğlu Seyyid Hasan b. Veli 3 -

29 Hatipoğlu Badak Hüseyin b. Osman 38 Köse sakallı

30 Oğlu Seyyid Osman b. Hüseyin 3 -

31 Diğer oğlu Mustafa b. Hüseyin 1 -

32 Hatipoğlu Seyyid Abdullah b. Osman 30 Müzellef sakallı

Derkenar: Oğlu Hasan, doğumu 1252.

33 Karındaşı Seyyid Ali b. Osman 18 -

34 İsa oğlu Seyyid Mustafa b. Hasan 30 Müzellef

35 Oğlu seyyid Mehmed b. Mustafa 3 -

36 Kemal oğlu Seyyid Muharrem b. Mustafa 70 Ak sakallı

37 Kemal oğlu Seyyid Halil b. Hüseyin 20 Asker. Ter bıyıklı

38 Karındaşı Seyyid Mustafa b. Hüseyin 12 -

39 Kemal oğlu Seyyid Kemal b. Hasan 39 Kumral sakallı

40 Oğlu Seyyid Hasan b. Kemal 5 -

41 Ekşioğlu Seyyid Musa b. İbrahim 50 Kır sakallı

42 Oğlu Seyyid Ahmed b. Musa 20 Ter bıyıklı Derkenar: 1-Oğlu İbrahim 1250

doğumlu 2-Oğlu Musa 1255 doğumlu

43 Diğer oğlu Seyyid Hasan b. Musa 8 -

44 Ekşioğlu Seyyid Hüseyin b. İbrahim 40 Kır sakallı

45 Oğlu Seyyid Mehmed b. Hüseyin 20 Ter bıyıklı

46 Ekşioğlu Seyyid Ahmed b. Ömer 45 Kumral sakallı

47 Oğlu Seyyid Murad b. Ahmed 2 -

48 Ekşioğlu Seyyid Halil b. Halil 30 Müzellef sakallı

49 Karındaşı Seyyid Mehmed Ali b. Halil 8 -

50 Musa oğlu Seyyid Musa b. Mustafa 32 Kara sakallı

51 Oğlu Seyyid Mustafa b. Musa 3 -

52 Diğer oğlu İbrahim b. Musa 2 -

53 Usta Ahmed oğlu Sarı Ali b. İsmail 50 Sarı sakallı

54 Oğlu İsmail b. Ali 14 -

55 Diğer oğlu Ahmed b. Ali 12 -

56 Diğer oğlu Hasan Hüseyin b. Ali 5 -

57 Hatipoğlu Seyyid Ömer b. Mehmed 65 Kır sakallı

58 Karındaşı Seyyid Köpekçi Kadir b. Mehmed 60 Kır sakallı

59 Hatipoğlu Seyyid Hüseyin b. Veli 5 -

60 Yeni Mehmed b. Abdullah 30 Kara sakallı

61 İsmailcikoğlu Seyyid Murad b. Hasan 80 Ak sakallı, vefatı 1252

62 Oğlu Seyyid Ali b. Murad 20 -

63 Diğer oğlu Seyyid Halil b. Murad 16 -

64 Diğer oğlu Seyyid İsmail b. Murad 5 -

65 Emiroğlu Seyyid Osman b. Halil 60 Kır sakallı

66 Oğlu Seyyid Ömer b. Osman 15 Derkenar: Oğlu Osman1252 doğumlu.

67 Emiroğlu Seyyid Koca Halil b. Halil 40 Kara sakallı

68 Oğlu Seyyid İbrahim b. Halil 3 - Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

163

69 Köseoğlu Halil b. Hüseyin 80 Ak sakallı

70 Oğlu Seyyid Hasan b. Halil 30 Kara sakallı

71 Diğer oğlu Seyyid Mehmed b. Halil - Asker-i mutasavveredir.

72 Torunu Seyyid İbrahim b. Hasan 5 -

73 Karındaşı Hüseyin b. Hasan 3 -

74 Diğer karındaşı Süleyman b. Hasan 2 -

75 Köseoğlu Ahmed b. Hüseyin 50 Ak sakallı

76 Oğlu Kaba Hasan b. Memi 50 Kır sakallı, vefatı 1251

77 Kel Ahmed oğlu Seyyid Ali b. Abdullah 35 Kumral sakallı

78 Oğlu Seyyid Mustafa b. Ali 6 -

79 Diğer oğlu Seyyid Abdullah b. Ali 3 -

80 Diğer oğlu Mehmed b. Ali 2 Doğumu 1250

81 Balcıoğlu Seyyid Süleyman b. Osman 45 Kır sakallı

82 Oğlu Seyyid Osman b. Süleyman 6 -

83 Sinanoğlu Seyyid Hasan b. Ahmed 50 Kır sakallı

84 Solak Hasan oğlu Seyyid Abdil b. Hasan 32 Sarı

85 Oğlu Seyyid Hasan b. Abdil 3 -

86 Kara Ali oğlu Seyyid Abdurrahman b. Abdil 80 Ak sakallı

87 Oğlu Seyyid Süleyman b. Abdurrahman 50 Kır sakallı

88 Diğer oğlu Mehmed b. Abdurrahman 36 Kumral sakallı

89 Torunu Seyyid Hasan b. Süleyman 3 -

90 Kerim oğlu Seyyid Ömer b. Kerim 20 Ter bıyıklı

91 Çıplakoğlu Musa b. Murad 50 Kara sakallı

92 Oğlu Ali b. Musa 6 -

93 Diğer oğlu Mehmed b. Musa 3 -

94 Suburcuoğlu Seyyid Halil b. Süleyman 13 -

95 Kemal oğlu Seyyid Hüseyin b. Hasan 45 Seyitgazi defterinde olup karyesinde mevcut.

Kara sakallı.

96 Oğlu Seyyid Hasan Hüseyin b. Hasan 8 -

97 Diğer oğlu Süleyman b. Hüseyin 2 -

98 İsmailcik oğlu Hasan b. Murad 40 Avlağı Köyü defterinden köyüne gelmiştir.

Kara sakallı

99 Oğlu Seyyid Hüseyin b. Hasan 12 -

100 Emiroğlu Halil b. Mehmed - Mecnun

101 Balcıoğlu Seyyid Osman b. Süleyman 11 -

102 Karındaşı Seyyid Mehmed b. süleyman 1 -

103 Küçük Ali oğlu Seyyid Faruk b. Ali 45 -

104 Oğlu ….. 12 -

105 İmirzaoğlu Süleyman 60 -

106 Oğlu İbrahim 10 -

107 Diğer oğlu Veli 5 -

NOT: 103-107 arası sonradan ilave edilmiştir. -

7.3. "1598 ve 1599" Numaralı Nüfus Defterlerine Göre Bezirgân Köyü

Bu defter üzerinde ne zaman kaydedildiğine dair bilgi yoktur. Ancak önceki nüfus defterleri ve temettüat defterlerindeki nüfus

bilgileri ile karşılaştırıldığında 1840'lı yıllara ait olduğu kuvvetle muhtemeldir.

Defterin ilk sırasına yine köy imamı Karagözoğlu Seyyid Musa b. Musa kaydedilmiştir. Yaşı bu kez 57, fiziksel özellikleri de

"uzun boylu ve kır sakallı" olarak belirtilmiştir77

.

Önceki defterdeki bilgilere oranla nüfus artmıştır. Köyde kayıtlı toplam 123 erkek nüfusun bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine

kadınlarla birlikte 1840'lı yıllarda köyün toplam nüfusunu 246 olarak ifade edebiliriz.

Bu defterlerde önceki kayıtlardan farklı olarak hane numaralrı da belirtilmiştir. Buna göre köyde 43 hane bulunmaktadır. Dikkat

edilirse 1845 yılına ait temettüat defterinde de 44 hane olduğu görülecektir. Bu da defterin kaydıyla ilgili verdiğimiz tahmini

tarihin doğru olması ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

Hane numaraları, nüfus bilgileri, erkeklerin yaş ve fiziksel özellikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 

77 BOA, NFS. d. nr. 1598 ve 1599. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

164

Tablo-20: "1598-1599" Numaralı Nüfus Defterlerine Göre Bezirgân Köyü Bilgileri

Sıra Hane

No

İsim Yaş Diğer Özellikleri

1 1 Karagözoğlu Seyyid Musa b. Musa 57 Uzun boylu, kır sakallı Not: Fiziki

özellikler 1998 numaralı defterde

vardır. 1999 numaralı defterde

yoktur.

2 2 Karagözoğlu Seyid Ali b. Ömer 50 Kara sakallı, orta boylu

3 Oğlu Ali b. Ömer 15 -

4 Diğer oğlu Mustafa b. Ali 9 -

5 3 Karagözoğlu Seyyid Mehmed b. Ömer 49 Uzun boylu, sarı sakallı

6 Oğlu Halil b. Mehmed 10 -

7 Diğer oğlu İbrahim b. Mehmed 8 -

8 4 Emiroğlu Seyyid Mehmed Emin b. İbrahim 77 Orta boylu, ak sakallı

9 Oğlu Mehmed Emin b. Mehmed Emin 37 Uzun boylu, kumral sakallı

10 Diğer oğlu Ali b. Mehmed Emin 24 Asakir-i redif

11 Torunu Mehmed b. Ali 1 -

12 5 Emiroğlu Seyyid Halil İbrahim b. Halil 30 Uzun boylu, ter bıyıklı

13 6 Hatipoğlu Seyyid Molla Halil b. Mehmed 37 Uzun boylu, kumral sakallı

14 7 Zorzoroğlu seyyid Mehmed b. Mehmed 37 Orta boylu, kara sakallı

15 Oğlu Ramazan b. Mehmed 9 -

16 Diğer oğlu Mustafa b. Mehmed 6 -

17 8 Emiroğlu Seyyid İbrahim b. Ahmed 52 Uzun boylu, kara sakallı

18 Oğlu Seyyid Abdullah b. İbrahim 26 Uzun boylu, köse sakallı

19 Diğer oğlu Ahmed b. İbrahim 5 -

20 Diğer oğlu Ali b. İbrahim 4 -

21 Torunu Mehmed b. Abdullah 3 -

22 9 Mirzaoğlu Mustafa b. Mirza 52 Orta boylu, köse sakallı

23 Oğlu Şerif b. Mustafa 11 -

24 Diğer oğlu Seyyid Hasan b. Mustafa 9 -

25 Diğer oğlu Hüseyin b. Mustafa 5 -

26 Diğer oğlu İsmail b. Mustafa 3 -

27 10 Köseoğlu Yusuf b. Mirza 57 Orta boylu, kara sakallı

28 Oğlu Seyyid Mehmed b. Yusuf 30 Uzun boylu, kara sakallı

29 Torunu Yusuf b. Mehmed 1 -

30 11 Hatipoğlu Murad b. Osman 49 Orta boylu, kara sakallı

31 12 Hatipoğlu Veli b. Osman 46 Orta boylu, kara sakallı

32 Oğlu Halil b. Veli 3 -

33 Diğer oğlu Seyyid Hasan b. Veli 9 -

34 Diğer oğlu Ahmed b. Veli 3 -

35 Diğer oğlu Mehmed b. Veli 1 -

36 13 Hatipoğlu Badak Hüseyin b. Osman 45 Orta boylu, köse sakallı

37 Oğlu Seyyid Osman b. Hüseyin 10 -

38 Diğer oğlu Seyyid Mustafa b. Hüseyin 7 -

39 Diğer oğlu Halil b. Hüseyin 1

aylık

-

40 14 Hatipoğlu Seyyid Abdah b. Osman 77 Uzun boylu, kumral sakallı

41 Oğlu Hüseyin b. Abdah 3 -

42 Karındaşı seyyid Ali b. Osman 25 Asakir-i mansure

43 15 Molla Ali oğlu Seyyid Mustafa b. Hasan 37 Uzun boylu, kara sakallı

44 Oğlu Seyyid Mustafa b. Mustafa 4 -

45 16 Kemal oğlu Seyyid Muharrem b. Mustafa 77 Orta boylu, ak sakallı

46 17 Kemal oğlu Seyyid Mustafa b. Hüseyin 19 -

47 Karındaşı Seyyid Halil b. Hüseyin 27 Asakir-i mansure

48 18 Kemal oğlu Seyyid Kemal b. Hasan 46 -

49 Oğlu Seyyid Hasan b. Kemal 13 -

50 19 Ekşioğlu Seyyid Musa b. İbrahim 50 Orta boylu, kara sakallı

51 Oğlu Seyyid Ahmed b. Musa 27 Uzun boylu, kara sakallı

52 Diğer oğlu Hasan b. Musa 15 -

53 Torunu Musa b. Ahmed 2 -

54 20 Ekşioğlu Seyyid Hüseyin b. İbrahim 47 Orta boylu, kara sakallı

55 Oğlu Seyyid Mehmed b. Hüseyin 27 Uzun boylu, müzellef sakallı

56 Torunu Mehmed b. Mehmed 5 -

57 21 Ekşioğlu Seyyid Halil b. Halil 37 Uzun boylu, kara sakallı Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

165

58 Oğlu Musa b. Halil 1 -

59 Merkum Halil’in karındaşı Seyyid Mehmed Ali b.

Halil

- Asakir-i mansurede

60 22 Musa oğlu Seyyid Musa b. Mustafa 39 Uzun boylu, kara sakallı

61 Oğlu İbrahim b. Musa 9 -

62 Diğer oğlu Mustafa b. Musa 5 -

63 23 Usta Ahmed oğlu Sarı Ali b. İsmail 57 Orta boylu, sarı sakallı

64 Oğlu İsmail b. Ali 22 Asakir-i mansurede

 Oğlu Süleyman (1259) -

65 Diğer oğlu Ahmed b. Ali 19 -

66 Diğer oğlu Hasan b. Hüseyin 12 -

67 24 Hatipoğlu Seyyid Ömer b. Mehmed 70 Uzun boylu, kara sakallı

68 Oğlu Murad b. Seyyid Ömer 1 -

 Not: 66-68 arası kayıtlar 1599 nolu defterde yok.

1598’de var.

 -

69 25 Hatipoğlu Abdülkadir b. Mehmed 67 Uzun boylu, kara sakallı

70 Köle Mehmed b. Abdullah 37 Orta boylu, kara sakallı

71 Abdülkadir’in damadı Halil b. Süleyman 20 Orta boylu, ter bıyıklı

72 26 İsmailcik oğlu Seyyid Hasan b. Murad 50 Orta boylu, kara sakallı

73 Oğlu Hüseyin b. Hasan 18 -

74 Diğer oğlu İbrahim b. Hasan 6 -

75 Diğer oğlu Murad b. Hasan 7 -

76 27 İsmailcik oğlu Ali b. Murad 35 Uzun boylu, kara sakallı

77 Karındaşı İsmail b. Murad 17 Memüt?

78 Diğer karındaşı Halil b. Murad - Asakir-i mansurede

79 28 Emiroğlu Seyyid Osman b. Halil 67 Orta boylu, ak sakallı

80 Oğlu Seyyid Ömer b. Osman 25 Orta boylu, kara sakallı

81 Torunu Osman b. Ömer 3 -

82 Diğer torunu Abdullah b. Ömer 1 -

83 29 Emiroğlu Seyyid Halil b. Halil 47 Uzun boylu, kara sakallı

84 Oğlu Seyyid İbrahim b. Halil 10 -

85 30 Köseoğlu Halil b. Hasan 87 Uzun boylu, ak sakallı

86 Oğlu Hasan b. Halil 37 -

87 Diğer oğlu Seyyid Mehmed b. Halil - Asakir-i mansurede

88 Torunu Seyyid İbrahim b. Hasan 12 -

89 Diğer torunu Hüseyin b. Hasan 10 -

90 Diğer torunu Süleyman b. Hasan 9 -

91 31 Köseoğlu Himmet b. Hüseyin 60 Orta boylu, ak sakallı

92 32 Memioğlu Kaba Hasan b. Memi 57 Orta boylu, ak sakallı

93 Oğlu Süleyman b. Hasan - Asakir-i mansurede

94 33 Kel Ahmed oğlu Seyyid Ali b. Abdullah 42 Orta boylu, kara sakallı

95 Oğlu Seyyid Mustafa b. Ali 13 -

96 Diğer oğlu Seyyid Abdullah b. Ali 9 -

97 34 Balcıoğlu Seyyid Süleyman b. Osman 52 Uzun boylu, kara sakallı

98 Oğlu Osman b. Süleyman 22 Uzun boylu, ter bıyıklı, Asakir-i

redif

99 Diğer oğlu Hüseyin b. Süleyman 15 -

100 Diğer oğlu Mehmed b. Süleyman 9 -

101 Diğer oğlu İbrahim b. Süleyman 50? -

102 35 Mestanoğlu Seyyid hasan b. Ahmed 57 Orta boylu, kara sakallı

103 36 Solak Hasan oğlu Abdullah b. Hasan 39 Uzun boylu, kara sakallı

104 Oğlu Hasan b. Abdullah 10 -

105 Diğer oğlu Ahmed b. Abdullah 2 -

106 Diğer oğlu İsmail b. Abdullah 1

aylık

-

107 37 Kara Ali oğlu Seyyid Süleyman b. Abdurrahman 40 Orta boylu, kara sakallı

108 Oğlu Seyyid Hasan b. Süleyman 9 -

109 Diğer oğlu Hüseyin b. Süleyman 5 -

110 Kara Ali oğlu Mehmed b. Abdurrahman 4 -

111 38 Kemal oğlu Hüseyin b. Hasan 52 Orta boylu, kara sakallı

112 Oğlu Hasan Hüseyin b. Halil 16 Orta boylu, ter bıyıklı Masrû’:

(sara hastası)

113 Diğer oğlu Süleyman b. Hüseyin 9 -

114 Diğer oğlu Ahmed b. Hüseyin 4 - Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

166

115 Diğer oğlu Mehmed b. Hüseyin 2 -

116 39 Emiroğlu Halil b. Mehmed 41 Mecnun Orta boylu, sarı sakallı

117 40 Abdullah oğlu Mehmed b. Himmet 32 Tekaüd-i mansure

 Oğlu Ahmed 1 -

118 41 Yağcıoğlu mehmed b. Ahmed 35 Uzun boylu, kara sakallı

119 42 Mirzaoğlu Süleyman b. Mirza 65 Uzun boylu, ak sakallı

120 Oğlu İbrahim b. Süleyman 15 Orta boylu, ter bıyıklı

121 Diğer oğlu Veli b. Süleyman 9 -

122 43 Ekşioğlu Seyyid Ahmed b. Ömer 52 Uzun boylu, kara sakallı

123 Oğlu seyyid Murad b. Ahmed 5 -

7.4. Nüfus Defterleri Hakkında Değerlendirme

Bezirgân Köyü ile ilgili incelediğimiz dört nüfus defterinden ikisinin birbiriyle aynı olduğu, bunlardan sadece birisinin kayıt

tarihinin olduğunu daha önce belirtmiştik. Defterlerde köyde ikamet eden şahıs isimleri konusunda sıkıntı yok. Her dört defterde

de köyde yaşayanların kimler olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kaydedilen şahısların yaşları konusunda problemler göze

çarpmaktadır. Aşağıdaki tablodan bu durumu izah etmek daha kolay olacaktır.

Kişi Adı 1554 Nolu

Defterdeki

yaşı

1597 Nolu

Defterdeki

yaşı

1598 ve 1599

Nolu Deftl.

yaşı

Karagözoğlu Seyyid Musa b. Musa 45 50 57

Kardeşi Seyid Ömer b. Musa 60 80 -

Hatipoğlu Murad b. Osman 45 42 49

Emiroğlu Mehmed Emin b. İbrahim 45 70 77

Ekşioğlu Seyyid Musa b. İbrahim 45 50 50

Köseoğlu Yusuf b. Mirza 38 50 57

Tabloda da görüldüğü gibi yaşlar arasında dengesiz bir durum bulunmaktadır. 1597 numaralı defterin kayıt tarihini 1834 olarak

biliyoruz. 1554 numaralı defterin de 1381'den önce kaydedilme ihtimali yoktur. Fakat tarihi belli olan defterden hareket

ettiğimizde 1831 yılından öncesine tekabül eden tarihler ortaya çıkıyor. Buradan da sağlıklı bir değerlendirme yapma ihtimali

kalmıyor. Bize göre defterlere insanların isimleri kaydedilirken yaşları konusunda dikkatli davranılmamış. Muhtemelen ya

kişinin kendi ya da kayıt sırasında yardımcı olan imam, muhtar gibi kişilerin yaşlar konusunda tahmini rakamlar söylemiş

olacağını, ya da düşük bir ihtimal de olsa sayım görevlisinin yanlış yazmış olabileceğini tahmin ediyoruz.

8.Sonuç

Kütahya'nın Gireği Nahiyesine bağlı Bezirgân Köyüne ait temettuat defterlerinden ve nüfus defterlerinden elde ettiğimiz veriler,

bize XIX. yüzyılda Bezirgân Köyünün sosyal ve ekonomik yapısını tanımlama ve tasvir etme imkânını sunmaktadır. Bu sayede

Bezirgân Köyünün XIX. yüzyıldaki sosyal yapısı, demografik yapısı, meslek bilgileri, zirai faaliyetleri, hayvancılık faaliyetleri,

gelirleri, giderleri (vergileri) hakkındaki bilgiler çıkarılmıştır.Böylece köyün zikredilen tarihlerde sosyal ve ekonomik yerini ve

önemini anlamamız mümkün olmuştur.

Buna göre tespit ettiğimiz ilk istatistikler Bezirgân Köyünün 1845 yıllarındaki sosyal yapısı ve nüfus bilgileridir. Bu veriler

doğrultusunda araştırmaya konu ettiğimiz tarihte Bezirgân Köyünde toplam 44 hane reisi kaydedilmiştir. Buna bağlı olarak

köyün tahmini toplam nüfusu 220’dir. Yine aynı tarihlerde kaydedildiğini düşündüğümüz nüfus defterlerinde de benzer bir nüfus

sayısı karşımıza çıkmaktadır.

Hane reislerinin iştigal alanları olarak yaptığımız değerlendirmede köyde en önemli geçim kaynağının ziraat olduğu anlaşılmıştır.

Hemen hemen köydeki hane reislerinin birinci sıradaki iştigali ziraatçiliktir. Yetiştirilen ürünler ise başta buğday olmak üzere,

arpa, yulaf, burçak ve nohuttur.

Çiftçiliğin yanında hayvancılığın da önemli geçim kaynağı olduğu anlaşılmaktadır. Köyde çok sayıda küçükbaş ve büyükbaş

hayvan yetiştirilmektedir. Yalnız bunlardan büyükbaş hayvanlar ticari amaçlı değil daha çok günlük ihtiyaçları karşılamaya

yöneliktir. Genel olarak gelir getiren küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığın yanı sıra, yük taşıma, binek ve tarım aracı olarak

kullanılan hayvanların da ahalinin hayatında önemli yeri olduğunu görüyoruz.

Defterlerde hangi ürünlerden ne kadar gelir elde edildiği belirtildiği gibi, hane sahiplerinin hangi tür ve ne kadar vergi verdiği de

anlaşılmaktadır. Vergü-yi mahsusa, öşür, adet-i ağnam resmi, kovan resmi kayıtlara geçen vergi (gider) türleri olmuştur.

Son olarak Bezirgân Köyüne ait nüfus defterleri de incelenmiştir. Temettüat defterleri ile yakın tarihlerde tutulan bu defterlerdeki

nüfus bilgileri, insanların yaşları ve diğer fiziksel özelliklerinin de kaydedilmiş olması çalışmaya ayrı bir renk katmıştır. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

167

KAYNAKÇA

-Arşiv Belgeleri

BOA, ML. VRD. TMT., nr. 8685.

BOA, C.EV., 159/7942.

BOA, C.EV., 205/10205.

BOA, MAD. d. nr. 262, s. 110.

BOA, NFS. d. nr. 1554.

BOA, NFS. d. nr. 1597.

BOA, NFS. d. nr. 1598.

BOA, NFS. d. nr. 1599.

-Tetkik Eserler

Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi (İkinci Baskı), İstanbul 2000.

BİZBİRLİK Alpay, Zafer ATAR, “XIX. Yüzyıl Osmanlı Tarihinde Temettuat Defterleri'nin Yeri: Saruhan Sancağı Mütevelli

Çiftliği Temettuat Defteri Örneği”, SAÜ Fen Edebiyat Dergisi (2009-I).

BOZKURT Nurgül, "XIX. Yüzyılın Ortalarında Bolatlı-Dazkırı’nın Sosyo-Ekonomik Yapısı (7695 Numaralı Temettüat

Defterine Göre)", History Studies, Volume 3/2 2011.

ÇADIRCI Musa, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yapısı, TTK yay., Ankara 1997.

DELİGÖZ Orhan, Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek

Lisans Tezi, Ankara 2008.

DEVELLİOĞLU Ferit, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Ankara 1996.

ELDEM Vedat, Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Şartları Hakkında Bir Tetkik, Ankara 1994.

EMECEN Feridun, "Ağnam Resmi", DİA, I, (1988).

GENÇ Mehmet, Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve Ekonomi, İstanbul 2005.

GÖKMEN Ertan, “XIX. Yüzyıl Ortalarında Alaşehir’de Tarım ve Hayvancılık”, Akademik Bakış, Cilt 3, Sayı 6, Yaz 2010.

GÜLTEN Sadullah, XVI. Yüzyılda Batı Anadolu'da Yörükler, Basılmamış Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler

Enstitüsü, Ankara 2008.

HALAÇOĞLU Yusuf, Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar 1453-1650, Cilt I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara

2009.

İPŞİRLİ Mehmet, "Bezirgân", DİA, VI (1992).

KARAL Enver Ziya, Osmanlı İmparatorluğunda İlk Nüfus Sayımı 1831, Ankara 1943.

“Kile”, DİA, XXV, Ankara 2002.

KOÇ Ercan, 19. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nde Tarım, Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi,

Eskişehir 2005.

KÜTÜKOĞLU Mübahat S., “Osmanlı İktisadi Yapısı”, Osmanlı Devleti Tarihi-II, (Edt. Ekmeleddin İhsanoğlu), İstanbul 1999.

MUŞMAL Hüseyin, “XIX. Yüzyılın Ortalarında Çumra’nın Sosyo-Ekonomik Görüntüsü (10353 Numaralı Temettuat Defterine

Göre)”, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı: 24, Konya 2008.

ÖZGER Yunus, “Tanzimat Öncesi Erzurum Şehrinin Demografik Yapısı”, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Prof.

Dr. Zeki Başar Özel Sayısı, Sayı 29, Erzurum 2006.

PAKALIN M. Zeki, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III, İstanbul 1993.

SERTOĞLU Mithat, Osmanlı Tarih Lugatı, İstanbul 1986.

SÜMER Faruk, "İğdir", DİA, XXI (2000).

SÜMER Faruk, "Yazır", DİA, XXXXIII (2013).

SÜMER Faruk, "Yörükler", DİA, XXXXIII (2013).

TUNA İdris, Temettuat Defterlerine Göre Kartal’ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü. Türkiyat

Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2004. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

168

TURAN Şakir, XIII. Yüzyılda Orta ve Doğu Anadoludan Batı Anadoluya Göçler, Basılmamış Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya 2009.

VARLIK Mustafa Çetin, "Germiyanoğulları", DİA, XIV, (1996).

YAVAŞ Özcan, Kütahya Aslanapa ve Yöresi Ağzı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler

Enstitüsü, Kütahya 2009

YAVUZ Fahri (Editör), Türkiye’de Tarım, Ankara 2005.

YAVUZTÜRK Şükriye Pınar, Temettuat Defterlerine Göre Beykoz Kazasının Sosyo-Ekonomik Durumu, Marmara Üniversitesi,

Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2006.

YEDİYILDIZ Bahaeddin, “Osmanlı Toplumu”, Osmanlı Devleti Tarihi-II (Edt. Ekmeleddin İhsanoğlu), İstanbul 1999.

YÜKSEL Hasan, “Osmanlı’da Modern Anlamda Yapılan İlk Nüfus Sayımına Göre Divriği’nin Demografik Yapısı” Nüfusbilim

Dergisi, Sayı: 28-29, Yıl: 2006-2007.

-Web Sayfaları

http://www.Bezirgânkoyu.net/?pnum=41&pt=Bezirgân+k%C3%B6y%C3%BC+tarihi+ve+ilkler

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

169

EKLER

Ek-1: Bezirgân Köyüne ait temettuat defterinin ilk sayfası (BOA, ML. VRD. TMT. d., nr. 8685).

Ek-2: Bezirgân Köyüne ait nüfus defterinden örnek (BOA, NFS. d. nr. 1554). Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

170

Ek-3: Bezirgân Köyüne ait nüfus defterinden örnek (BOA, NFS. d. nr. 1598). Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

171

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

172

Ek-4: Bezirgân Köyüne ait nüfus defterinden örnek (BOA, NFS. d. nr. 1599). Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

173

Ek-5: Kütahya Arslanapa Nahiyesi Bezirgân Köyünde Umuroğlu nam-ı diğer Mezra Çitfliği'nin mezradarlık ve tevliyet

cihetlerinin tevcihi ile ilgili 9 Nisan 1856 tarihli arşiv belgesi. BOA, C.EV.205/10205

 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / Dumlupınar University Journal of Social Sciences

Kütahya Özel Sayısı Kasım 2014 / Special Issue of Kütahya November 2014

17


NOT:YAZININ ASLI PDF FORMATINDA OLUP WORD PROGRAMINA AKTARILMADIN DOLAYI YAZIDA BAZI BOZULMALAR OLMAKTADIR. ÖZÜR DİLERİZ. 





3003 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret238700
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68565.7084
Euro6.30036.3256
Saat
Takvim
Hava Durumu
İL İL TÜRKİYE
GAZETELER
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ

SİTEMİZDE AYLIK REKLAM ÜCRETİ 10TL.YILLIK 100TL'DİR. REKLAM VERMEK İÇİN LÜTFEN BİZİMLE İRTİBATA GEÇİNİZ.